KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/499 E., 2025/3279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/102 E., 2023/3009 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/482 E., 2022/394 K.
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre, davalı vekili Avukat ... tarafından temyizden feragat dilekçesi verdiği; dosyada mevcut ... 40. Noterliğinin 18.10.2013 tarihli ve .. yevmiye nolu vekâletnamesinin incelenmesinde; Avukat ...'ın, kanun yolundan feragat yetkisinin bulunduğu, 25.10.2024 tarihli dilekçesi ile açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, 949 ada 180 parselde kayıtlı 210/1062 arsa paylı zemin kat 6 nolu taşınmazı davalıdan 02.12.2008 tarihinde satın aldığını, satın alma işleminden sonra davalı tarafından ekonomik zorda olduğu gerekçesiyle bir süre oturmak için izin istendiğini, davalı tarafından taşınmazın teslim edilmemesi üzerine ...
8. Noterliğinden ihtarname çekildiğini, davalıya karşı Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/335 E. sayılı dosyası ile el atmanın önlenmesi davası açıldığını, taşınmazın satışından 5 yıl sonra davalının eşi adına taşınmazın aile konutu olup rızası dışında satıldığı gerekçesi ile Bakırköy 3. Aile Mahkemesi 2013/751 E. sayılı dosya ile tapu iptali davası açıldığı, Bakırköy 3. Aile Mahkemesi 2017/165 E., 2017/327 K. sayılı kararıyla taşınmazın davalı adına tapuya kaydına karar verildiğini;
davacı tarafından 02.12.2008 tarihinde bedeli ödenen taşınmazda, davalının kendisi tarafından kullanılması nedeniyle kira bedelleri yönünden sebepsiz zenginleştiği ileri sürerek; ödenmiş olan satış bedelinin rayiç değeri ile 12 yıllık kira bedelinin tespit edilip davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kesin hüküm ve derdestlik itirazlarının bulunduğu, davacı tarafından ecrimisil talepli Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/335 E. sayılı dosyanın da aynı talep ile açıldığı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacının taşınmazı bedel ile satın almadığı, taşınmazın iade edilmek üzere devredildiği, davacının belirttiği satış bedeline ilişkin hiçbir belge bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; geçerli sözleşmedeki edimin ifası imkansız hale gelmiş olduğundan davacının tapuyu kaybettiği tarih olan 24.12.2020 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değeri oranında tazminatın davacı lehine hükmedilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın dava tarihi baz alınarak belirlenen bedelin değerinin 7.000.000,00 TL olduğunu belirleyen 17.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun bölme esas alındığı dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olması dolayısıyla bir kira borcu olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulü ile 7.000.00.00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedeli talebinin reddine şeklinde karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davaya konu taşınmazın, resmi satış tarihinden, hükmen yeniden adına tescil edildiği tarihe kadar aradan geçen 12 yıllık süreçte davalı tarafından kullanıldığını, böylelikle müvekkilinin taşınmazı kiraya verip gelir elde etmesine de davalı tarafça engel olunduğunu, bu hususun dosya kapsamında sabit olduğunu, rayiç bedelin yanı sıra uğramış olduğu zararın da tazmin edilmesi gerekirken bu kalemin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, edimin ifa edilmediği iddiasına dayalı rayiç bedel ve tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında satışı gerçekleşen taşınmaza ilişkin olarak daha sonra Aile Mahkemesi kararı ile tapunun iptal edilip davalı adına hükmen tesciline karar verilmiş olması karşısında, davacının rayiç bedel dışında herhangi bir hak talep edemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/499, K. 2025/3279, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama