KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1959 E., 2025/5507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/204 E., 2025/562 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 7. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/678 E., 2024/197 K.
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı babası ... tarafından ... C 200 ..
1.6 ... ... model aracın sıfır olarak davalı ...an A.Ş.den 12.08.2015 tarihinde satın alındığını, 05.09.2022 tarihinde ise aracın müvekkiline devredildiğini, araçta yağ kaçağı olduğunun fark edilmesi üzerine 17.10.2022 tarihinde aracın yetkili servise teslim edildiğini, yetkili servis tarafından yapılan incelemede, yağ soğutucusunun değiştirildiğini, 15.11.2022 tarihinde yağ kaçağının devam ettiği gözlemlendiğinden yetkili servis tarafından yeniden detaylı inceleme yapıldığı ve aracın motor bloğundaki kılcal çatlağın yağ kaçağına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, araçta üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp olduğunu,
aracın tüm bakımlarının yapıldığını, 17.11.2022 tarihinde davalılara ihtarname göndermek suretiyle ayıp ihbarında ve aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinde bulunulduğunu ancak davalı ... Şirketi tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede bu taleplerinin kabul edilemeyeceğinin bildirildiğini ileri sürerek; aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...
A.Ş. vekili; davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu araca ilişkin hem garanti süresi hem de kanundan kaynaklanan ayıba karşı tekeffül yükümlülüğüne ilişkin sürelerin dolduğunu, yetkili servis hizmeti sunan müvekkili Şirketin işbu davada taraf sıfatı olmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının aracı müvekkili Şirketten almadığını, davaya konu aracın 7 yılı aşkın süre boyunca kullanıldığını ve araçla 210.000 kilometreyi geçecek şekilde yol yapıldığını, davaya konu talepler zamanaşımına uğramakla birlikte,
bu denli kullanılan aracın misli ile değişiminin talep edilmesinin hukuken korunabilir bir yönünün de bulunmadığını, dava konusu aracın periyodik bakımlarının ihmal edildiğini ve yetkili servisler haricinde özel servislerde işlem yapıldığını, dava konusu aracın trafik kazaları neticesinde hasarlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... A.Ş. vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının aracı 8 yıla yakın bir süre hiçbir sorun olmadan kullandığını, dava konusu aracın yetkili servise getirildiği 17.10.2022 tarihinde 8 yaşında ve 210.161 km'de olduğunu, aracın bakımlarının düzenli bir şekilde yaptırılmadığını, davacı araç ile ilgili sorumluluğunu yerine getirip, bakımlarını düzenli bir şekilde yetkili serviste yaptırmış olsaydı araçtaki yağ kaçağı sorununun ilerlemeden çözülmüş olacağını, dava konusu arızanın kullanım hatası sonucu meydana geldiğini, bu tür arızaların doğal eskime ve yıpranma sonucu da meydana gelebildiğini, 8 yaşında ve 200.000 km'yi aşmış bir aracın ayıpsız misli ile değişiminin hakkaniyete ve menfaatler dengesine aykırı olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece dava konusu araca ilişkin tüm servis kayıtlarının dosyaya celp edildiği, denetlemeye elverişli bilirkişi raporu dikkate alındığında, dava konusu araçta meydana gelen motor bloğu çatlamasının imalat hatasından meydana geldiğinin kabul edilemeyeceği, zira bu kabule göre motor bloğundaki çatlağın daha erken km'lerde ortaya çıkması gerektiği, 200.000 km'ler mertebesine kadar herhangi bir yağ eksiltme şikâyeti görülmeyen dava konusu motordaki kılcal blok çatlağının, yetersiz periyodik bakım ve kullanıcı hatasından kaynaklı oluştuğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan ve taraf, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli olarak düzenlenen 24.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ve 15.04.2024 tarihli bilirkişi ek raporundaki değerlendirme içeriklerine göre Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun varsayımlar üzerinden ve hatalı değerlendirmeler neticesinde verildiğini, bilirkişinin kanaatini dayandırdığı varsayımın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiçbir kullanıcının aracını yetkili servise götürmek zorunda olmadığını, dosyaya kazandırılan özel servis kayıtlarında araçta açıkça ".
5.30 partiküllü yağ 7,00 litre" kullanıldığının belirtildiğini, bilirkişinin varsayımındaki gibi yağ/su kanalında tortulaşma gibi bir durumun hiçbir şekilde meydana gelmediğini, bilirkişi tarafından dava konusu aracın servis bakım kayıtları incelenerek kronolojik sıralama ile yeniden değerlendirme yapıldığı iddia edilerek bir tablo oluşturulmuşsa da tablodaki verilerin hatalı olduğunu, bilirkişinin dava konusu aracın arızasının tespiti konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, teknik değerlendirmelerde yetersiz kalındığını, dava konusu araçtaki hasarın kullanımdan kaynaklanmadığını,
bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olduğunu, dava konusu araçla aynı marka ve modele sahip başka birçok araçta motor bloğu çatlağının tespit edildiğini ve bu durumun üretimden kaynaklı bir ayıba işaret ettiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davalılar yararına ancak maktu vekalet ücretine hükmedilebileceği gözetilmeden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayıplı olduğu ileri sürülen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Aynı Kanunun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
2. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu araçta gizli ayıp olup olmadığı konusunda Makine Yüksek Mühendisi Dr. H.D. den 23.11.2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve davacı vekilinin itirazı üzerine 15.04.2024 havale tarihli bilirkişi ek raporu alındığı, Mahkemece bilirkişi kök ve ek raporuna yapılan itirazlar giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidildiği görülmüştür.
Hal böyle olunca, Mahkemece teknik üniversiteden makine ve otomotiv alanında uzman 3'lü bilirkişi heyetinden, dosyaya sunulan tüm evraklar, bilirkişi raporları ve bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar da dikkate alınarak, özellikle eksiksiz olarak dava konusu aracın periyodik bakımlarının ve motor yağı periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı tespit edilip, atlanılan ve yapılmayan bir bakım varsa bu durumun motor bloğunda kılcal çatlağa sebep olup olmayacağı, yağ soğutucusunun değiştirildiği son servis raporunda,
bilirkişi raporunda değinildiği gibi yağ soğutucusu iç kanallarının yetersiz periyodik bakımdan dolayı tortu nedeniyle daraldığı, bu daralma nedeniyle soğutma performansının düştüğü hususunda itirazlar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılması, motor bloğundaki çatlağın imalat hatasından kaynaklanması halinde daha erken km'lerde ortaya çıkması gerekip gerekmediğine ilişkin denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Bozma sebebine göre, temyiz eden davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1959, K. 2025/5507, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama