İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2740 K.2025/6265

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/2740Karar2025/6265Tarih18 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.491 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/2740 E., 2025/6265 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/173 E., 2025/568 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/22 E., 2024/471 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.491 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, kamu yatırımları projesi kapsamında Ekonomi Bakanlığı'ndan alınan 31/12/2012 tarih ve ... nolu "Yatırım Teşvik Belgesi" ekindeki makine teçhizat listesinin 4 ve 5. sırasında yer alan toplam 10 adet "Tam Teşekküllü Kombi Kurtarma Aracı" satın alınması ihalesi kapsamında 47 34... sayılı İhale Kanunlarına uygun şekilde 26/02/2014 tarihli sözleşme ile davalı şirketten 10... model,... markalı kombi kurtarma aracı, özel donanımlı ambulans satın alındığını 10/11/2014 tarih ve ...,...,........... sayılı irsaliyeli faturalarla 10/11/2014 tarihinde teslim edilen araçların istisna kapsamında olmasına rağmen,

toplam fatura bedeli KDV dahil şekilde tahsil edilerek, davalı satıcı şirkete haksız ve yersiz şekilde 996.455,32 TL KDV ödendiğini, satın alma işlemi KDV istisnasına tabi olduğundan ödenen KDV'nin iadesi gerektiğini ileri sürerek, daha önce dava edilen 4.000,00 TL alacak mahsup edildikten sonra geriye kalan 992.455,32 TL alacağın sorumluluk oranları nispetinde 09/12/2014 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 17/03/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 996.455,32TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalı ....

Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davacı tarafından aynı konuda açılan Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/483 Esas sayılı davası yönünden derdestlik itirazında bulunduklarını, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8/2. maddesine göre Maliye Bakanlığı'nın da kanunla verilen yetkiye dayanarak fazla ve yersiz ödenen katma değer vergisini 116 seri nolu KDV Genel Tebliği gereğince iade edebileceğini, KDV mükellefinin, vergiye nihai olarak katlanmak durumunda kalan kişi ya da kişiler olmayıp onlara mal teslim eden veya hizmet ifasında bulunan kişiler olduğunu, KDV'nin satıcı mükellefe iade edilmesi gerektiğini,

davada alıcı konumunda olan davacının vergi dairesinden fazla ve yersiz tahsil edilen KDV'yi talep edemeyeceğini, talep hakkının satıcı konumundaki mükellefe ait olduğunu, fazla veya yersiz olarak hesaplanan verginin öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edileceğini, satıcının söz konusu fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir bir belge ile vergi dairesine başvurması gerektiğini,

alıcının indirim hakkı bulunan bir mükellef olması durumunda satıcının fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir belgeye ek olarak alıcının fazla veya yersiz KDV tutarının indirim hesaplarından çıkarılmak suretiyle düzeltme yaptığının alıcının vergi dairesinden alınacak bir yazıyla tespit edilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını ve dava açmaya yönelik 6 aylık hak düşürücü sürenin de dolduğunu, davacı tarafından müvekkiline araçların yatırım teşvik belgesi ile alınacağı ve faturaların buna göre düzenlenmesi gerektiği yönünde bir bilgi verilmediğini davacının kusurlu olduğunu, satış işlemleri tamamlandıktan sonra yatırım teşvik belgesine sahip olduğunu beyan ederek idareye ödenen KDV'yi geri istediğini, satılan araçlar KDV istisnasına tabi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli kararıyla davacının satın aldığı araçların KDV istisnası kapsamında olmasına rağmen davalı şirket tarafından gönderilen 10 adet faturaya itiraz etmediği, faturalardaki KDV'nin davalı şirket tarafından 2014 Kasım KDV beyannamesinde gösterildiği indirim konusu yapıldığı ve ilgili vergi dairesine ödendiği, diğer davalı vergi dairesi yönünden açılan davada vergi mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiş;

hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararıyla davalı vergi dairesi yönünden vergi mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmesinde isabetsizlik olmadığı, ancak davacının muaf olmasına rağmen ödediğini ileri sürdüğü KDV'yi akidi olan KDV mükellefi davalı şirketten talep edebileceği, Mahkemece, davalı satıcı şirket tarafından dava konusu 10 faturadaki KDV bedellerinin Kasım 2014 ayı KDV beyannamesinde gösterilip indirim konusu yapılarak vergi dairesine ödendiği tespit edildiğine göre, davada,

öncelikle fazla veya yersiz tahsil edilen KDV bedellerinin satıcı tarafından alıcıya iade edilmesi ile, satıcının KDV tutarının alıcıya ödendiğini gösteren bir belge ile vergi dairesine başvurup, alıcının indirim hakkı bulunan bir mükellef olması durumunda, satıcının fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösteren bir belge ve belge ekinde, alıcının fazla veya yersiz KDV tutarının indirim hesaplarından çıkarıldığının ve bu konuda düzeltme yapıldığının alıcının vergi dairesinden alınacak bir yazıyla tespit edilmesi gerektiği, bu durumda mahkemece davaya davalı satıcı şirket yönünden devam edilerek,

tarafların davada ileri sürdükleri iddia ve savunmaları kapsamında, davacının dava konusu yaptığı KDV alacağının niteliği ile yatırım teşvik belgesi kapsamında muafiyet istisnasına tabi olup olmadığı, buna göre davacıya satışı yapılan araçların KDV muafiyetinden yararlanıp yararlanmayacağı ve KDV iadesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesi için konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine,

HMK 'nın 353/1/a-6 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davaya davalı şirket yönünden devam edilerek bilirkişi raporu alındığı, istisna kapsamında mal satın almak isteyen davacının

teşvik belgesini davalı şirkete ibraz etmesi, malları bilanço ya da aktifine kaydetmesi ve ayrıca satın almanın gerçekleştiği dönem içinde bu durumu vergi dairesine bildirmesi gerektiğini, Katma Değer Vergisi Kanunu m.13/d kapsamında istisna hükümlerin uygulanması ya da uygulanmaması sorumluluğunun cezalı tarhiyatlar dahil olmak üzere teşvik belgesi alana ait olduğu ve yükümlüklerinin yerine getirmemesinden dolayı da KDV'nin alıcıdan alınacağına ilişkin düzenlemelerin bulunduğu,

her ne kadar davacı idare fatura edilen araçlar istisna kapsamında kalmış olsa da ne sözleşmede ne de mal alımı sırasında istisna hükümlerinden yararlanmak istediğine dair bir talebin bulunmadığı, ayrıca teşvik belgesinin satıcıya ibraz edilmediği, bu haliyle de beyanname verilme süresi geçtikten sonra da davalı şirketten KDV tutarının istenilemeyeceği sonucuna varıldığı, KDV Kanunu m. 8/2 kapsamında fazla ve yersiz alınan KDV'nin beyannameyi veren mükellef tarafından istenilebileceği. ancak bu durumun satıcı tarafından gerçekleşen vergi hatalarına ilişkin olduğu, davalı yönünden ise herhangi hatalı bir işlemin bulunmadığı,

bu nedenle bu maddenin davacı yönünden uygulama alanının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla mahkeme kararında hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, araçların KDV'den istisna olduğunun sabit olduğunu, usuli hatalara ve sürelere bakılarak davanın reddedildiğini, delillerinin ve bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının incelenmediğini rapordaki çelişkinin giderilmediğini, müvekkilinin tacir olmadığını faturaya itiraz süresi geçti gerekçesiyle davanın reddedilemeyeceğini, müvekkilinin zarara uğradığını, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin yersiz olarak yaptığı ödemenin vergi dairesinde mahsup edilip edilmediğinin incelenmediğini,kararın hakkaniyetli olmadığını belirterek kararı temyiz edmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, yatırım teşvik belgesi nedeniyle yersiz ödendiği iddia edilen KDV tutarlarının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ve devamı maddelerinde istinaf kanun yoluna ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine önincelemenin ardından yapacağı esas inceleme sonucunda temelde 3 farklı karar verebilir.

HMK m.353/1-a hükmünde öngörülen durumların varlığı halinde mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere kararı veren ya da yetkili/görevli olan mahkemeye gönderilmesine; incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğuna kanaat getirirse istinaf başvurusunun esastan reddine; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verir.

Yargılamada eksiklik tespit etmesi halinde de duruma göre duruşma açarak veya dosya üzerinden bunları tamamlayarak sonucuna göre yine başvurunun reddine karar verir veya kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurar.

Usul hukuku, şekli ve kazuistik kanun yapma tekniğinin benimsendiği bir alandır. Bu nedenle, bölge adliye mahkemesinin kanunda öngörülenler dışında, örneğin kararın bir kısmı hakkında başvurunun esastan reddine, kalan kısmı hakkında kararın kaldırılmasına yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine gibi, bir karar vermesi mümkün değildir.

Nitekim somut olayda da, İlk Derece Mahkemesince verilen 11.02.2021 tarihli ilk karar, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararıyla, davalı Vergi dairesi yönünden hukuka uygun bulunmuşsa da diğer davalı yönünden uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadığı kanaatine varıldığı için tümden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bu kararla İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli kararı hukuken ortadan kalkmış bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesince, kaldırma kararı üzerine yeniden yapacağı yargılamanın sonucunda her iki davalı hakkında da tekrar hüküm kurması gerekirken, kaldırma kararıyla davalı Vergi Dairesi hakkında verilen kararın da kaldırıldığı dolayısıyla vergi dairesi hakkında hukuken mevcut bir nihai kararın bulunmadığı düşünülmeden, 11.02.2021 tarihli kararın davalı Vergi Dairesi hakkındaki kısmının kesinleştiği gerekçesiyle belirtilen davalı hakkında bir karar verilmemiş olması HMK'nın emredici 297/2.maddesine aykırı olup, bu husus aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1.HMK'nın 371.maddesi gereği temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Davacı vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2740, K. 2025/6265, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2740
Karar No
2025/6265
Tarih
18 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2741 K.2025/7607
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2742 K.2025/6065
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2742 K.2025/7552
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2743 K.2025/7471
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2745 K.2025/16335
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2745 K.2025/7357

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.