KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/64 E., 2025/3422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/472 E., 2024/2198 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 5. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/532 E., 2022/597 K.
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan Konut Finansmanı Kredisi Sözleşmesine istinaden davalıya konut kredisi kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine davalıya ... 6. Noterliğinin 19.04.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğünün 2019/12119 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan Konut Finansman Sözleşmesine bağlı olarak müvekkilin kredi kullandığını, müvekkilin bu krediye ilişkin ödemelerini davacı bankaya yatırdığını, bu nedenle söz konusu icra dosyasına itiraz edildiğini, davacı bankaca müvekkil aleyhine başkaca icra takipleri de başlatıldığını, icra takibinde yer alan miktarların hangi borçlara ilişkin olduğu konusunda şüphe bulunması nedeniyle ödeme emirlerinde açıklamasız şekilde yer alan alacak kalemlerinin miktarlarının dayanağının davacı bankaya açıklattırılması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla uyuşmazlığın tüketici kredisinden kaynaklanmakta olduğunu, asıl alacağın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 88. ve 120. maddeleri gereğince akdi faiz ve temerrüt faiz oranına faiz miktarının hesaplanması gerektiği, takip tarihi itibariyle muaccel olmuş taksit miktarları ve 6098 sayılı Kanun'un 88. ve 120. maddeleri gereğince faiz oranları dikkate alınarak hesaplama yapan bilirkişi esas raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, sürse içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla taraflar arasında 6502 sayılı Kanun kapsamında yer alan tüketici kredisi sözleşmesinin bulunduğu, davalı tüketicinin sözleşme şartlarına uymayarak taksit ödemelerini yapmadığı,davacı alacaklı banka tarafından 6502 sayılı Kanun gereğince usulüne uygun olarak düzenlenen kat ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğ edilemediği bu sebeple icra takip tarihi itibariyle muaccel olan taksitler yönünden 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120. maddeleri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar karşı, davacı vekili temyiz etmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davalının sözleşmedeki adresine tebligat çıkarıldığını, sözleşmenin devamı maddelerine göre bu tebligatın geçerli olması nedeniyle alacağın tamamının muaccel hale geldiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tüketici kerdisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine İİK 67. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tüketici ile davacı banka arasında imzalanan yapılan Konut Finansman Sözleşmesinde tebligata ilişkin hükümler olduğu, sözleşme hükmüne göre tüketicinin sözleşmede yer alan adresini değiştirmesi halinde bankaya bildirimde bulunması gerektiği, tüketicilerin bankaya bildirimde bulunmaması halinde sözleşmede yer alan adreslerine tebliğin çıkarılacağı kararlaştırılmıştır.
Yine taraflar arasında imzalanan Konut Finansman Sözleşmesinin devamı niteliğindeki evrakta, davalı tüketici adresinin "... Sokak No:39/A " olarak yazılı olduğu, muacceliyet ihtarnamesinin ise bu adres dışındaki farklı bir adrese tebliğe çıkarılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı banka tarafından gönderilen muacceliyet ihtarının sözleşmede belirlenen adrese tebliğe çıkartılmadığı gerekçesiyle muacceliyet koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken muacceliyet ihtarının tebliğ edilememiş olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/64, K. 2025/3422, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama