KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/65 E., 2025/3423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/263 E., 2024/1966 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 2. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/2 E., 2022/700 K.
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin hipermetrop hastası olduğunu, hastalığının işini yapmasına engel olduğunu, kalıcı olarak görme yetisini düzelteceğini düşündüğü için lazer yöntemi ile gözlerini çizdirmek için davalı şirket bünyesindeki hastanede her iki gözüne Trans PRK tedavisi uygulandığını, yapılan işlemden sonra tekrardan yakını görememeye başladığını, bunun yanında bulanık görmeye başladığını, işlemi yapan doktora şikayetini dile getirdiğini, davalı doktorun işlemi yaparken yanlış uygulması yüzünden kalıcı hasar kaldığını,
uygulanan tedavinin hatalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın 12.08.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...
Özel Göz Sağlığı Hizmetleri A.Ş. vekili, görev, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak davacının taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu, hastaya gerekli bilgilendirmelerin ve hastalığının tedavisinin yapıldığını, davacının daha sonra kontrollerine gelmediğini, davacının hipermetrop olmasının yanı sıra diğer gözünde de göz tembelliğinin olduğunu, davacının onam formunu imzalaması üzerine Trans PRK işleminin yapıldığını, ameliyatın başarılı geçmesine rağmen davacının önerilen kontrolleri ve tedaviyi yapmadığını, bu nedenle tam bir sonuç alınamadığını, tıbbi kayıtlarla tanı,
ameliyat ve sonrası tedavinin gereği gibi yapıldığının sabit olduğunu, hiçbir eyleminin davacının manevi, elem ve ızdırabına neden teşkil etmediğini savunarak davanın usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı ... vekili, görev, yetki ve zaman aşımı itirazında bulunarak, her türlü özen ve dikkatin gözetilerek gerekli işlemlerin yapıldığını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddia ettiği gibi kornea yırtılmasının bulunmadığı, göz tembelliği bulunmadığı, hastaların göz numarasının tekrar geri dönebileceği hususunda bilgilendirilerek cerrahinin uygulandığı, Adli tıbbi uygulamalarda aydınlatılmış onamın yazılı olarak alındığı, bilgilendirme formunda, söz konusu işlemin hastanın sağlığı için taşıdığı risklerin (komplikasyonların) yer aldığı, dava konusu uygulanan tedavi sonrası ortaya çıkan komplikasyonların da söz konusu riskler içinde bulunduğu, dolayısıyla alınan rızanın tıbbi açıdan yeterli olduğu,
davacı hastaya uygulanan operasyon nedeni ile davalı hekim ve hastanenin kusurlu bulunmadığı, davacı hastaya ayıplı bir hizmet sunulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla,İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, özellikle birbiriyle çelişmeyen raporlar, tedavi belgesi ve usulüne uygun onam formu kapsamına göre davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak alınan bilirkişi raporlarının arasında çelişki bulunduğunu, alınan onam formunun usulüne uygun alınmadığını, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, malpraktis nedeniyle açılan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosyaya kazandırılan Aydınlatılmış Onam formunun yasal unsurları taşıdığının ve alınan bilirkişi rapoırlarındaki tespitlere göre davacının gözünde uygulanan işlem nedeniyle bir hasar oluşmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/65, K. 2025/3423, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama