İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/706 K.2025/3652

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar vekillerinin duruşma taleplerinin miktar yönünden…

Esas2025/706Karar2025/3652Tarih30 Haziran 2025Okuma7 dk · 1.423 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/706 E., 2025/3652 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1021 E., 2024/1834 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/194 E., 2024/192 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.423 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar vekillerinin duruşma taleplerinin miktar yönünden reddi ile temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının, davalı ... ve davalı ...'in babası ... ile kardeş olduğunu, anneleri ...'in 26.11.2020 tarihinde vefatıyla geriye mirasçısı olarak ..., ... ve ...'in mirası reddetmesi sebebiyle ...'in oğlu ...'in kaldığını, murisin vefatından önce ağır diyaliz hastası olması nedeni ile Covid 19 salgını döneminde hastaneye gidiş gelişlerde özel araç edinmesinin zorunlu hale geldiğini, annesinin bakımını kendisi yaptığından, bedelini ödeyerek 2019 model, ... plakalı ... marka aracı, engelli indiriminden yararlanarak ÖTV muafiyeti ile murisi annesi adına satın aldığını,

annesinin isteği ile kardeşleri ile arasında imzalanan sözleşme ile, murisin vefat etmesi halinde, söz konusu aracın mülkiyetinin, hiçbir hak iddiasında bulunulmaksızın karşılıksız olarak kendisine devredilmesi hususunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre, bu aracın alımı sırasında yapılacak tüm ödemelerin, kendisi tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, yine sözleşme hükümleri gereğince, engelli aracının, 5 yıl dolmadan satılması yasak olduğundan, süre sonunda aracın devri söz konusu olursa, kardeşleri ... ve ...'in, araç üzerinde hiçbir hak talebinde bulunmayacaklarını şahitlerin huzurunda beyan ettiklerini,

kardeşi ...'in bu sözleşmeyi imzaladığı tarihte murisin yasal mirasçısı konumunda olduğunu, aracın satın alınmasına ilişkin tüm ödemelerin ve masrafların kendisi tarafından yapıldığını, kredi ödemelerinin halen sürdüğünü, kardeşi ...'in eski eşi ... 'in, velayeti altındaki oğlu davalı ...'yı temsilen, mirasın reddi sonrası söz konusu araç için kötüniyetli olarak ortaklığın giderilmesi davası açtığını, aracın yakalanarak,

yediemin deposuna konulduğunu ileri sürerek söz konusu aracın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine, aksi halde ise, aracın, güncel rayiç değerinin, aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zararın, araç için ödenen zorunlu mali sorumluluk sigortasının, trafik sigortasının, aracın yıllık bakım servisi ücretlerinin ve araç için ödenen vergilerin ticari avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili; davalı ...'nın babası ...'in, annesinin mirasını reddettiğini, bu nedenle davalının, babaannesinin yasal mirasçısı olduğunu, murise ait ... plakalı aracın 1/3 hissesinin davalıya intikal ettiğini, davalının annesinin, miras haklarını korumak ve ihtiyaçlarını giderebilmek amacıyla davalıya velayeten Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/3653 sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açtığını, söz konusu sözleşmede murisin imzasının bulunmadığını, sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiğini, sözleşmenin, her zaman düzenlenebilir adi nitelikte bir belge olduğunu, davacı,

her ne kadar dava konusu arabanın taksitlerini ve masraflarını kendisinin ödediğini iddia etmişse de hiç kimsenin kendi muvazaasına dayalı olarak talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmada alınan beyanında davayı kabul etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, inanç sözleşmesinin ancak yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı bulunması halinde, tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayabileceği, dosya kapsamında bu nitelikte bir delil ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge bulunmadığı, banka dekontlarının tek başına ispata yeterli olmadığı, davacı vekilinin, yemin teklifinde bulunması ile davalının yemin ettiği, dava konusu araç bedelinin davacı tarafından ödenmiş olmasının tek başına inanç sözleşmesinin varlığını ispat için yeterli olmadığı, aracın mülkiyetinin

davacıya verilmesinin söz konusu olamayacağı, davacının, sebepsiz zenginleşme

hükümlerine göre, murisin vefatından sonraki dönem için yapmış olduğu

ödemeleri,

miras payından fazla olan ödemeler yönünden, davalılardan miras payları oranında isteyebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, ... plaka numaralı ... marka aracın mülkiyetinin davacı ...'e ait olduğunun tespiti talebinin reddine, her bir davalıdan 94.746,33 TL olmak üzere toplam; 189.492,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddiaları ve dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile yasal mirasçılar arasında 22.01.2020 tarihinde imzalanan yazılı sözleşme kapsamı, ödemelere ilişkin dekontlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının, annesi adına aldığı aracın bedelini, dekontu sunulan banka havalesi ile kredi ödemeleri kapsamıyla ödediğini ispat ettiğinin anlaşıldığı, hal böyle olunca mahkemece;

söz konusu aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine yönelik öncelikli talep yönünden davanın kabulüne yönelik karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile aracın alımı için davacı tarafından ödenen bedelin diğer mirasçılardan payları oranında tahsiline karar verilmiş olmasınin isabetsiz olduğu,

kabule göre de aracın dava tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi suretiyle tahsili yönünden hüküm kurulması gerektiğinin göz ardı edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ...'in yerinde olmayan tüm istinaf sebeplerinin reddine, davacının, mülkiyetin tespitine yönelik istinaf sebebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın kabulüne, ... plakalı aracın mülkiyetinin, davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili; istinaf kararına esas alınan sözleşmenin murisin imzasını taşımaması nedeniyle geçersiz olduğunu, evrağın ortaklığın giderilmesi davasından muvazaalı olarak düzenlediğini, davalının sözleşmede imzası bulunmadığından davalıyı bağlamayacağını, aracın muris tarafından engellilere vergi indirimi kullanılmak suretiyle alındığını, kredileri murisin ödediğini, davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, sözleşme geçersiz olduğundan tanık dinlenemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili; davalının yerel mahkeme kararına istinaden araca ilişkin üzerine düşen ödemeyi icra dosyasına derhal yaptığını, istinaf mahkemesince duruşma açılmamasına rağmen yeniden kurulan hükümde davalı aleyhine verilen vekalet ücretinin hükmedilmesinin hatalı olduğunu, murisin imzasını içermeyen sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmenin diğer davalı muris ... nın da imzası içermediğini, bu sebeple de geçerli olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, araç mülkiyetinin tespiti, olmadığı takdirde rayiç araç bedeli, aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarar ve araca yapılan masrafların tahsili istemine istemine ilişkindir.

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, davacının iddiasının inançlı işleme dayalı olduğu, bu iddianın 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile kanıtlanması gerektiği, davacı ile diğer mirasçılar olan kardeşleri arasında imzalanan 22.01.2020 tarihili sözleşmede engelli muris adına devletin engelliler için tanımış olduğu vergi muafiyeti hakkı kullanılarak alınacak aracın ödemelerinin davacı tarafından yapılacağının,

murisin vefatı halinde aracın davacıya ait olacağının ve mirasçıların dava konusu araçla ilgili olarak davacıdan herhangi bir hak talep etmeyeceklerinin kararlaştırıldığı, davacının inançlı işlemi ve aracın bedelini ödediğini yazılı belge ile ispatladığı, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilirken davacı yararına hükmedilen avukatlık ücretinin; karar tarihinde yürürlükte olan tarife esas alınarak belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut olayda davacı, muris adına alınan özürlü aracının bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, muris ölünce aracın mülkiyetinin kendisine geçeceğinin diğer mirasçılarca da kabul edildiğini, ancak davalı mirasçının araç üzerinde hak iddia ettiğini ileri sürerek, araç mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise bu karar kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Aracın alındığı tarihte mülkiyet özürlü muris adına tahakkuk etmiş olup, diğer mirasçıların henüz kendilerine hak intikal etmeden murisin sağlığında, ileride doğacak ancak henüz doğmamış haktan feragatleri geçerli değildir. Kaldı ki davacı bu iddiasını dahi ispat edememiştir.

Öte yandan, KYT Kanunu’nun 20. Maddesinde yer alan “Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.” Hükmü uyarınca araçların mülkiyeti ancak noter huzurunda yapılacak resmi satışla devrolunabileceğinden böyle bir sözleşmenin hukuki geçerliliği de bulunmamaktadır.

Keza, Dairemizin (3. HD’nin) 19.06.2025 T. Ve 2025/46 E.- 3443 sayılı Bozma ilamında da,

“Davacı, aracın gerçekte kendisine ait olduğunu satış bedelinin tarafından ödendiğini, engellilere tanınan ÖTV muafiyetinden yararlanmak amacıyla işlemlerin kısıtlı adına yapılarak yine onun adına tescil edildiğini iddia ederek araç mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiştir.

Mahkemece kısıtlı ile davacı arasında inançlı işlem olduğu ve bunun tanık beyanlarıyla ispatlandığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, araç mülkiyeti trafik siciline tescil ile kısıtlı adına onun vefatıyla da tüm mirasçılara geçmiş olup, davacı araca hiçbir zaman tek başına malik olmamıştır.

Bu itibarla, inançlı işlemin varlığından söz edilemeyeceğinden davacının mülkiyet talebinde bulunamayacağı ancak ispatlaması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği araç satış bedelini talep edebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”

Şeklindeki gerekçede de görüleceği üzere, özürlü adına alınan aracın sırf bedelinin ödenmesi, bedeli ödeyen kişiye, murisin ölümünden sonra mülkiyet hakkı tanımayacaktır.

Anılan nedenlerle aksi yönde sonuca ulaşan mahkeme kararını onayan Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/706, K. 2025/3652, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/706
Karar No
2025/3652
Tarih
30 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/715 K.2025/4764
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/725 K.2025/4840
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/726 K.2025/4653
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/737 K.2025/4932
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/738 K.2025/4712
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/741 K.2025/11356

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.