İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10762 K.2023/19296

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi…

Esas2021/10762Karar2023/19296Tarih1 Haziran 2023Okuma6 dk · 1.225 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2021/10762 E., 2023/19296 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/37 E., 2015/933 K.
Suçlar
Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama, bozma, ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.225 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, temyiz isteklerinin süresinde olduğu,

sanık ...'ın yokluğunda verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adresine Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu,

buna karşın gerekçeli karara ilişkin sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, eski hale getirme talebinin ve öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanıklar hakkında ayrı ayrı görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci, üçüncü, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 51 inci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca ertelenmesi, 1 yıl süre ile denetim altına alınmasına,

2. Sanık ... hakkında şikâyetçi B.B.'ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 51 inci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim altına alınmasına,

3. Sanık ... hakkında; şikâyetçiler M.K. ve S.A.'ya yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 51 inci maddesinin, üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 3 ay süre ile denetim altına alınmasına, hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteğinin; kararın usule, yasaya, maddi gerçeklere ve hakkaniyete aykırı olduğu, vesaire ilişkindir. Sanık ...'ın temyiz isteğinin; savunmasının alınmadığı, yokluğunda yargılamanın yapıldığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Telefoncular çarşısında faaliyet gösteren ... ve ...’nın işlettiği işyerine kaçak cep telefonu geleceğine ilişkin ihbar üzerine, ...’nın polis memurlarını fark ederek kendilerine gelen koliyi kuryenin el arabasından alıp pasajın içine doğru kaçıp esnafların oturduğu çay ocağına girdiği, Polis memurlarından B.B.’nin de çay ocağına girdiği, bu sırada ...’nın da çay ocağına gelerek “Bir paket kaçak telefona mı kaldınız, s... gidin dediği,

diğer polis memurlarının da çay ocağına girdiğinde, her üç şüpheli ve orada bulunan diğer kişilerin arbede çıkardıkları, polis memurlarını itip kaktıkları, bu arbededen yararlanan ...’nın koliyi ...’nın elinden alıp kaçtığı, ...’nın takiple yakalandığında koliyi vermek istemediği,

o sırada yanında olan polis memurları M.K. ve S.A'ya hitaben “ kargo kolisini vermiyorum, bir kargo kolisine mi kaldınız, s... gidin”, ” bunlar kim a... koyarım..” dediği şikâyetçileri elleriyle ittirerek mukavemet ettiği, ...’nın şikâyetçi S.A.’nın elindeki silahını almak için onun bileğinden tuttuğu, bu sırada şüphelilerden ...’ın silahını beline takmaya çalışan polis memuru S.A.’nın arkasından boğazına sarıldığı ve kolundan tutarak görevini yapmasını engellediği,

olay nedeniyle polis memurlarının basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde yaralandıkları iddialarıyla haklarında açılan davada sanıkların atılı suçları işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... ve Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçuna Yönelik Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde

1.Şikayetçilerin beyanı, olay tutanağı, doktor raporları, ile anlaşılacağı üzere sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde, Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Görevi yaptırmamak için direnme suçuna yönelik sair yönlerden yapılan incelemede; sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülükleri bulunan sanık ... hakkında,5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmamış ve daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkûmiyeti bulunan sanık ... hakkında aynı Kanun'un 51 inci maddesine göre erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmemiş, sanıkların direnme eylemlerini birden fazla görevliye karşı işlemesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,

Anlaşıldığından, sanık ... ve sanıklar ... ve ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.Sanık ... Müdafiinin Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde

1.Şikâyetçilerin beyanı ile olay tutanağından anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde, Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Hakaret suçuna yönelik sair yönlerden yapılan incelemede; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın anılan Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür.

Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın şikâyetçi B.B.'ye hakaret ettikten kısa bir süre sonra şikâyetçiler M.K. ve S.A.'ya hakarette bulunduğunun anlaşılması karşısında, aynı olayın devamı kapsamında aynı yer ve zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilen hakaret suçunun, hukuken tek bir fiille gerçekleştirildiği, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanıklar Hakkında Görevi Yaptırmamak için Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... ve sanıklar ... ve ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/10762, K. 2023/19296, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10762
Karar No
2023/19296
Tarih
1 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/10765 K.2023/4413
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/10765 K.2023/3608
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10765 K.2023/19297
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10766 K.2023/19298
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/10769 K.2023/2015
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/10769 K.2023/5224

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.