KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/13115 E., 2023/26191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/753 E., 2016/23 K.
- Suçlar
- Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
1.051 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Katılan sanık ve sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık ... hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Katılan sanık ... (...) hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Katılan sanık ... (...) hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2021 tarih ve 2016/130557 sayılı Tebliğnamesiyle sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen beraat hükmünün, 17.07.2023 tarihli Tebliğnamesiyle katılan sanık ... (...) hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararının onanması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanığın temyizinin; üzerine atılı suçları işlemediği, bu nedenle üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerektiği, olayda asıl kendisinin hakarete uğradığı, bu nedenle diğer sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin yanlış olduğu, kendisi hakkında verilen hükümlerin ve diğer sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanık ...'nin ... numaralı telefondan sanık ...'a ait ... numaralı telefona gönderdiği mesajlarda "Açsana bekle evde o gavat kocanız da bekler ... Kahpesi ", " evine geliyorum sürtük", "kocanı evini biliyorum geliyorum ortalık malı ", " aç o...", "sen evli erkeklerin y...anı yemeye alışışsın kocan boynuzlu biliyormu kahpeee", "... iyim s...i a...dan gö...nden unutmasında arıyorsun ms atıyorsun kahpe" şeklinde mesajlar gönderip tehdit ettiği ve rahatsızlık verdiği,
sanık ...'ın da telefonda katılan sanık ...'ye "sen kim oluyorsun o..., kahpe, sürtük" şeklinde hakaret ettiği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanık ...'ın üzerine atılı hakaret suçundan beraatine, katılan sanık ...'nin ise üzerine atılı hakaret suçundan mahkûmiyetine, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... (...) Yönünden
1. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Dosya içerisindeki katılan ve sanık hakkındaki uzlaşma teklif formlarının sadece basit tehdit suçu yönünden tanzim edilmiş olması ve sanığın üzerine atılı soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçunun, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi olması karşısında, 5271 sayılı 253 üncü ve 254 üncü maddeleri uyarınca yöntemince taraflara uzlaşmak isteyip istemediği sorulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak,
5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden.
Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Hüküm bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 18.09.2015 tarihli savunma tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş ve açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 10.02.2015 tarihli sanığın savunma tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiş ve açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/13115, K. 2023/26191, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama