Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteğinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in farklı tarihlerde birden fazla olaya iştirak ettiklerinden her bir olay için ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği gözetilmemiş, ayrıca temel cezanın belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, faillerin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayısı dikkate alınarak teşdiden uygulama yapılması gerekirken alt hadden ceza tayin edilmiş ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2. Sanıklar ... ve ... Hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiği gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına ''sanıklar kendilerini müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar yararına 1.800,00 TL vekalet ücretinin Hazine'den alınıp sanıklara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ..... hakkında kurulan hükümlerin temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
a. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve Mahküm İşik'in iddianamede anlatılan göçmen kaçakçılığı eylemlerine iştirak ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatleri yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b.
Sanık ...'ın iddianamede anlatılan ve İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen fezlekede 8,10,19, 24 ve 27 nolu olarak belirtilen eylemlere iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ancak yine fezlekede 27.11.2011 tarihinde işlenen 18 nolu eylem ile 19.01.2012 tarihinde işlenen 28 nolu eylemlerle ilgili ayrı soruşturma yapıldığının anlaşılması karşısında; bu dosyaların akıbeti araştırılıp getirtilerek incelenmesi, iddianame düzenlenmiş ise gerekirse bu dava ile birleştirilmesi,
karar verilip kesinleşmiş olması durumunda ise dosyanın aslı veya Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı örneğinin dosya arasına alındıktan sonra mükerrer dava olup olmadığı belirlenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., .... müdafileri ile sanık ..., ... ve ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.