KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/3295 E., 2026/5028 K.
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2486 E., 2023/2533 K
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
476 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I .HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; suçlamayı kabul etmediğine, hakaret kastının bulunmadığına, mağdur olduğuna, bu hususu açıklamaya çalıştığına, beraatine karar verilmesine bu nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak.
5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder.
Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.
Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçunu oluşturur.
İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır. Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.
Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir.
Maddi olayda; katılan ile sanık arasında vekalet ilişkisine dayanan anlaşmazlık bulunduğu, sanığın şikayeti nedeniyle katılan hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığı, yapılan yargılamada beraat kararı verildiği, sanığın bu karara karşı istinaf ve temyiz dilekçelerinde katılana hakaret iddiasıyla sanığın cezalandırılması talebiyle dava açıldığı, sanığın duruşma sırasında savunması alınırken katılana hitaben iddianameye konu sözleri söylediği,
sanık tarafından söylenen sözler bir bütün olarak ele alındığında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık ile katılan arasında vekalet ilişkisine dayanan uyuşmazlık bulunmakta; sanığın şikâyeti üzerine katılan hakkında görevi kötüye kullanma davası açılıp beraat kararı verilmiştir. Sanık, bu karara karşı istinaf/temyiz dilekçelerinde ve duruşmadaki savunması sırasında katılana yönelik sözler söylemiş ve hakaret suçundan mahkûm edilmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesi ve Anayasa'nın 36. maddesi kapsamındaki iddia ve savunma dokunulmazlığı gereği, yargılama sırasında savunma kapsamında ve uyuşmazlıkla bağlantılı olarak söylenen, rencide edici boyuta ulaşmayan sözler hakaret suçunu oluşturmaz. Sanığın duruşmadaki savunması sırasında sarf ettiği sözler bir bütün olarak bu kapsamda değerlendirilmiştir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması (CMK 302/2).
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Derdest bir yargılamada savunma sırasında sarf edilen sözlerde iddia ve savunma dokunulmazlığının (TCK 128) uygulanabileceği; savunmanın, sözlerin uyuşmazlıkla bağlantısını ve rencide edici sınırı aşmadığını somut biçimde vurgulaması gerektiği gözetilmelidir.