İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/4083 Karar: 2025/10645 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4083 K.2025/10645)

4. Ceza Dairesi 2025/4083 E. , 2025/10645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/470 E., 2024/214 K. SUÇ : Hakaret KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulma

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/4083 E. , 2025/10645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/470 E., 2024/214 K. SUÇ : Hakaret KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulma

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/4083 E. , 2025/10645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/470 E., 2024/214 K. SUÇ : Hakaret KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/2, 43/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.220,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/398 Esas, 2016/82 sayılı Kararının 17.09.2019 tarihinde kesinleşmesini takiben, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 06.08.2021 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2, 43/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.220,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ve 2023/470 Esas, 2024/214 sayılı Kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 gün ve 2025/47892 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; Kayden 01/01/1997 doğumlu olan ve suçun işlendiği 2014 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca asli zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 8 yıl olduğu, Suça sürüklenen çocuğun 10/11/2014 tarihinde sorgusu yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17/09/2019 tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin durduğu, yeni suçun işlendiği 06/08/2021 tarihinde dava zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, Bu haliyle, suça sürüklenen çocuğun sorguya çekildiği 10/11/2014 tarihinden hükmün açıklandığı 21/05/2024 tarihine kadar geçen süreden, zamanaşımı süresinin durduğu süre mahsup edildikten sonra kalan sürede, 5 yıl 4 ay olan olağan zamanaşımının tamamlandığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/2, 66/1-e ve 67/4. madde ve fıkraları gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. (4)Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./8.mad) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz." şeklinde, Anılan Kanun'un 67. maddesi; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir. Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67/2. maddesinde , suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir. Dava zamanaşımının durması ise, Kanunda açıkça sayılan bazı hallerde soruşturma veya kamu davasının yürütülememesinden dolayı, bu halin ortaya çıkmasından, kalkması anına kadar geçen sürede zamanaşımının işlememesini ifade etmektedir. Zamanaşımını durduran nedenlerin varlığı halinde, zamanaşımı süresi en son kesen işlemden itibaren, durdurucu nedenin ortaya çıktığı ana kadar işleyecek, bu engelin kalkmasıyla duran zamanaşımı süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında ise önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle zamanaşımı süresi belirlenecektir. Anayasının 38. maddesinde dava zamanaşımının kanunilik ilkesi kapsamında olduğu benimsenmiş olup dava zamanaşımını durduran veya kesen nedenlerin kanunda açıkça gösterilmesi gerekir, bu nedenlerin yorum veya kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.03.2017 tarihli ve 2015/8-268 Esas ve 2017/124 sayılı, 17.01.2017 tarihli ve 2015/15-536 Esas ve 2017/14 sayılı, 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 Esas ve 2016/99 sayılı Kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlayacaktır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 15-18 yaş grubu aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçundan iddianame düzenlendiği, 25.02.2016 tarihinde savunması alınıp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 17.09.2019 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 06.08.2021 tarihinde Askeri Ceza Kanunu'na Muhalefet suçunu işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükümlerin 21.05.2024 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır. 1 yıl 10 ay 19 günlük durma süresi göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresinin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ,2. maddesi 67/2.maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ve 2023/470 Esas, 2024/214 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun 'un 309/4-d maddesi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden; suça sürüklenen çocuk ... hakkında, hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suçlar için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suç işlediği tarihte 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyette hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlemesi üzerine hüküm açıklanarak adli para cezasına çevrilmiştir. Adalet Bakanlığı, dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: HAGB kararında dava zamanaşımı, kararın kesinleştiği tarihte durur ve denetim süresi içinde yeni suç işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlar (TCK 67, CMK 231/8). Çocuk faillerde TCK 66/2 gereği 15-18 yaş grubunda süre üçte iki oranında uygulanır; sorgu ile kesilen sürenin (66/1-e için 8 yılın üçte ikisi) durma süresi mahsup edilerek dolması halinde düşme kararı verilmelidir. Zamanaşımı kanunilik ilkesine tabidir, yorumla genişletilemez.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma kabul + davanın düşmesi (CMK 309/4-d ile Yargıtayca düzeltilerek)

Dava Strateji Notu: Çocuk müvekkiller ve HAGB'li dosyalarda zamanaşımı hesabını fail lehine bizzat yapın: sorgu tarihi (kesme), HAGB kesinleşme (durma başlangıcı), yeni suç tarihi (durmanın bitişi) ve yaş grubu indirimini birlikte işletince çoğu eski dosyada süre dolmuş çıkar. Mahkeme mahkumiyet kurmuşsa kanun yararına bozma yolu açıktır ve sonuç doğrudan düşmedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla