İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/7316 Karar: 2025/14490 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/7316 K.2025/14490

4. Ceza Dairesi 2025/7316 E. , 2025/14490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/872 E., 2022/35 K. SUÇ: ... hakaret HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Bozma İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli, 2023/3230 Esas, 2025/91

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/7316 E. , 2025/14490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/872 E., 2022/35 K. SUÇ: ... hakaret HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Bozma İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli, 2023/3230 Esas, 2025/91

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/7316 E. , 2025/14490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/872 E., 2022/35 K. SUÇ: ... hakaret HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Bozma İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli, 2023/3230 Esas, 2025/9190 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2025 tarihli ve 4 - 2022/25374 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesi gereğince sanık aleyhine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ... yönelik olarak, kendisine ait sosyal medya hesabından, 11... tarihinde ... ...'a ait fotoğrafın üzerine "böyle bir kişiliğe oy veriyorlar'', fotoğrafın alt kısmında ise "benim için suriyeliler Türk vandaşlarından üstündür bunu unutmayın." şeklinde ve yine sohbet amaçlı yazılan yorumlarda "adam demek ki gizli bir Türk düşmanı" şeklinde yapılan yorumun altına "onu en baştan beri biliyoruz lakin kimseye anlatamıyoruz", 27... tarihinde "945 Milyar Dolar CIA'nin tespitlerine göre ... ve ailesinin İsviçre Bankalarında 24 gizli hesabı var... Bu hesaplarda 945 milyar ABD doları değerinde Euro, dolar ve altın var." " Ekmek herkese yetecekti aslında... Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami" şeklindeki paylaşımlarının, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup hakaret suçunu oluşturacağından, kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi yerine bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 tarihli ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etme veya sövme şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. İnsanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi ve yayabilmesi olarak kabul edilen, ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturmaktadır. Anayasa'nın 26. maddesinde, "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bunun yanında, bu hak, birçok uluslararası belgeye ve mahkeme kararına da konu olmuştur. Türkiye'nin de yargılama yetkisini kabul ettiği AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 10. maddesinin 2. paragrafı saklı tutulmak üzere, ifade özgürlüğünün sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız veya ilgisiz kabul edilen "bilgi" ve "fikirler" için değil, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğunu pek çok kararında yinelemiştir. AİHM'e göre ifade özgürlüğü, yokluğu halinde "demokratik bir toplum"dan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir. Bununla birlikte, ifade özgürlüğü de mutlak ve sınırsız değildir. Bu hak kullanılırken bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek tutum ve davranışlardan kaçınılması hem ulusal hem de uluslar arası mevzuatlarda yer almaktadır. Nitekim Anayasa'nın 26. maddesinde koruma altına alınan ifade özgürlüğü, aynı maddenin 2. fıkrasında belirtilen sebeplerle sınırlandırılabilir. Dolayısıyla anılan madde ile Anayasanın 13. maddesine göre, ifade özgürlüğüne yönelik sınırlamalar ancak kanunla yapılabilir ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunamaz. Siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu gerek iç hukukumuzda gerekse uluslararası mahkeme kararlarında yerleşmiş bir ilkedir. Bu ilkenin gerekçesi, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişi haline gelmeyi bilerek tercih etmeleridir. Açıklamalar ışığında, somut olayda; sanığın sosyal medyadaki paylaşımlarının, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, suça konu tüm içerik gözetildiğinde siyasi ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı düşünülmeden, sanığın beraati yerine istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmesi, 2. İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün sadece sanık tarafından istinaf edildiği, aleyhe istinaf talebi olmadığı gözetilmeksizin "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesine aykırı davranılması, 3.Karar başlığında suç tarihinin " 11.05.2018" olarak belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle Dairemizin 15.05.2025 tarihli, 2023/3230 Esas, 2025/9190 sayılı ilamına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2.5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli, 2023/3230 Esas, 2025/9190 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla