KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2025/8977 E., 2026/2555 K.
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/257 E., 2023/354 K
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Detayı
184 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125/3. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın tür ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca, zamanaşımını kesen en son işlem olan 26.04.2016 tarihli mahkûmiyet karar tarihinden itibaren 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği belirlenmiştir.
II. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında hakaret suçundan beraat kararı verilmiş, katılan tarafça temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanığa yüklenen eylem için öngörülen ceza türü ve üst sınırına göre dava zamanaşımını değerlendirmiştir. Zamanaşımını kesen son işlem olan 26.04.2016 tarihli mahkumiyet karar tarihi esas alınmıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK 125/3 maddesindeki hakaret suçunun cezasının üst sınırına göre TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörülmüştür. TCK 67/2-d uyarınca zamanaşımını kesen son işlem tarihinden itibaren bu sürenin gerçekleşmesi halinde, kamu davasının CMK 223/8 uyarınca düşürülmesi gerekir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hüküm 1412 sayılı CMUK 321/1 uyarınca bozulmuş, 322/1 yetkisiyle kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Nitelikli hakaret dosyalarında zamanaşımını kesen son işlem tarihi (özellikle önceki mahkumiyet hükmü) doğru saptanarak sürenin dolup dolmadığı hesaplanmalıdır. Beraat kararına karşı katılanın temyizi bulunsa dahi, zamanaşımının gerçekleşmiş olması davanın düşmesini sağlayacağından, savunma bu yönü önceliklendirebilir.