Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2026/611 E. , 2026/6128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/66 E., 2024/516 K. SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2026/611 E. , 2026/6128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/66 E., 2024/516 K. SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.01.2026 tarih ve 2025/.. sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "... 5237 sayılı Kanun’un “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmü yer aldığı, Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövme şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacağı, Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve 2021/22858 esas, 2024/1814 sayılı kararında; Şüphelinin trafik polisine "Cezayı yazma, benim şoförle başımı belayı sokma, ona değil bana ceza yaz." "Belediye başkanını arayacağım biraz bekle." dediği, polisin işlemlere devam etmesi üzerine şüphelinin bağırarak "Sen insan değilsin Allah senin bin belanı versin." dediği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği kabul olunmuştur. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın sarf ettiği kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi ve açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA" şeklinde belirtildiği, Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2021/13384 esas, 2023/21440 sayılı kararında; İnceleme konusu somut olayda; sanığın şikayetçilere karşı kullandığı kabul edilen "Siz faşist polissiniz." şeklindeki sözü, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın yalnızca şikayetçi ...'a yönelik eyleminin hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi ve açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA" şeklinde belirtildiği, Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerektiği, İncelenen somut olayda; sanığın ''faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın'' şeklinde kabul edilen sözlerinin mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması karşısında; hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığının gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın mağdurlara yönelik söylediği kabul edilen sözlerin mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması karşısında; hakaret suçunun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyet kararı verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2024 tarihli ve 2022/66 Esas, 2024/516 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden sanığın hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE, 4. Sanığın beraat etmesi nedeni ile bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, 5. Hükmolunan cezanın çektirilmemesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, 'faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın' şeklindeki sözleri nedeniyle hakaret suçundan asliye ceza mahkemesince mahkum edilmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine dosya 4. Ceza Dairesince incelendi.
Hukuki İlke: Hakaret suçuyla korunan hukuki değer kişilerin onur, şeref ve saygınlığıdır; suçun oluşması için sözlerin kişiyi küçük düşürmeye yönelik somut bir fiil/olgu isnadı veya sövme niteliği taşıması gerekir. Rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitaplar ile ağır eleştiriler hakaret suçunu oluşturmaz; bir hareketin tahkir edici olup olmadığı zamana, yere ve duruma göre değerlendirilir.
Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul ederek mahkumiyet kararını bozdu ve 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca hukuka aykırılığı bizzat gidererek sanığın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, hükmolunan cezanın çektirilmemesine karar verdi.
Dava Strateji Notu: Kolluk görevlilerine yönelik öfkeli, kaba ve suçlayıcı ifadelerle açılan hakaret davalarında savunma, sözlerin sövme veya somut olgu isnadı düzeyine ulaşmadığını ve nezaket dışı hitap kategorisinde kaldığını bu karar ve içinde anılan Daire içtihatlarıyla temellendirebilir. Kesinleşmiş mahkumiyetlerde dahi kanun yararına bozma yoluyla doğrudan beraat elde edilebildiği bu dosyada görülmektedir.