KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10824 E., 2010/6607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Davacı Pamukkale ve Çevresi Atıksu Arıtma İşletme Birliği vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Turizm ve Tic. A.Ş aleyhine 02/01/2008 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Yasası'ndan kaynaklanan alacağının ödetilmesi amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 5355 sayılı Yasa kapsamında kurulmuş birliklerden olup atık su arıtma karşılığında birlik bölgesinde bulunan tüm otellerden ücret aldığını, adına tahakkuk eden bedelleri ödemeyen davalı hakkında başlattığı icra takibine haksız yere itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının atık su arıtma ücreti alacağı konusunda bilirkişi görüşüne başvurulmuş, bilirkişi tarafından hesap edilen tutar benimsenerek, itirazın iptali ile birlikte davalının, asıl alacağın %40'ı oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Davacının atık su arıtma alacağının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden alacak tutarı belirgin (likid=liquid) değildir. Bu durumda, olayda uygulama yeri bulunmayan İcra ve İflas Yasasının 67/2. maddesi gereğince, davalıların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece anılan yön gözetilmeyerek, davalıların icra inkar tazminatı ile de sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10824, K. 2010/6607, 2 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama