KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6122 E., 2010/2417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/06/2007 gününde verilen dilekçe ile araçla ilgili devirlerin iptali ile adına tesciline karar verilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalılardan ... 29. Noterliği dışındaki davalılar yönünden kabulüne dair verilen 22/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, dolandırıcılık yolu ile davacının elinden alınan araca ait devirlerin iptali ile aracın davacı adına tescil edilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ... adına olan trafik tescil kaydının iptali ile davacı adına tesciline ilişkin olarak verilen karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Kural olarak adli yargı yerinde idareyi belirli yönde işlem yapmaya zorlayıcı karar verilemeyeceğinden, davalı adına oluşturulmuş bulunan trafik tescil kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, kaydının iptali istenen aracın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6122, K. 2010/2417, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama