KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8832 E., 2010/5157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Davacı .... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/01/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının sahibi olduğu motosikletin çarpması nedeniyle % 17,2 oranda sürekli iş göremeyecek biçimde yaralandığını belirterek, uğradığı zararın davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı yan ise, 19.10.2005 günlü raporda belirlenen % 17,2 orandaki sürekli iş göremezliğin kaza ile ilgisi bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, 19.10.2005 günlü raporun açıklanması amacıyla yine Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan 25.01.2008 günlü ek rapor alınmış ve davacının % 17,2 oranda sürekli iş göremezlik zararı olduğu benimsenerek karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, yerel mahkemece benimsenen meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin raporu ile ceza davasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan adli raporun birbiri ile uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece benimsenen rapor, davacının meslekte kazanma gücü kaybının, davalıya ait aracın çarpması ile oluşup oluşmadığı konusunda duraksamaya yol açmaktadır.
Bu durumda, 2659 ... Adli Tıp Kurumu Yasası'nın 16/II-c maddesi gereğince, meslekte kazanma gücü kaybı konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle görevli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınacak raporla davacının iş göremezlik oranı belirlenerek iş göremezlik zararının buna göre belirlenmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8832, K. 2010/5157, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama