KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5018 E., 2011/5122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... diğeri aleyhine 10/07/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince, dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Faiz, asıl alacağa bağlı feri bir alacaktır ve zamanaşımı konusunda asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresine tabidir.
2918 sayılı Yasa'nın 109. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Dava konusu olay 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 459. maddesinde tanımlanan suç olup davalı hakkında uygulanacak ceza zamanaşımı süresi, aynı Yasa'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıldır. Haksız eylem 17.12.2002 gününde gerçekleştiğine ve davacı da 15.10.2009 günlü ıslah dilekçesi ile olay tarihinden yasal faiz ödetilmesini istediğine göre Türk Ceza Yasası'nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresi geçmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, ıslah dilekçesindeki faiz isteminin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, faiz isteminin de kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5018, K. 2011/5122, 4 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama