KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5019 E., 2011/3543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2011
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ve katılan davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 123 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak ... ve ...'a ait olduğu, 123 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ait haritada (A) harfi ile işaretli ev yerinin ... tarafından 1994 yılında ... 'a verildiği belirtilerek sınıra ve mülkiyete yönelik dava olması nedeniyle yüzölçümü ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Tespitten önce davacılar ... ... oğlu ... evlatları ... ve ... tarafından davalı ... ... kızı ... aleyhine açtığı tapu kaydına dayalı el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. ... ... evladı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve satın almaya dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece davacıların davasının kabulü ile, 123 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümü belirlenmeksizin davacılar ... ve ... adlarına tapuya tesciline, 123 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan evin ...'a, 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan evin ...'a ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ve katılan davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Bir hükmün hangi hususları kapsayacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388.madde hükmünde belirtilmiştir. Buna göre tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin mahkemece oluşturulan hükmün içeriğinde gösterilmesi zorunludur.
Somut olaya bakıldığında ...,...,...,...,...,...,...,...,davacı olarak davaya katıldıkları halde bu kişiler karar başlığında taraf olarak gösterilmemiş, HUMK'un 74. madde hükmüne aykırı şekilde talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm de kurulmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5019, K. 2011/3543, 27 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama