KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5239 E., 2010/9756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Davacı TEÜİAŞ vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 30/05/1996 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ..., ... ve ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... ve davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 05/10/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan ... vekili Av. ..., davalı asil ... ve davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı kurum vekili Av. ... geldiler.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince, dava, usulsüz ve fazla harcama nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece davalıların kusurları oranında sorumluluğuna karar verilmiş olması dosya içeriğine uygundur. Ancak, hüküm fıkrasında her bir davalının kusur oranının ayrıca belirtilmemiş olması, kararın yerine getirilmesi aşamasında duraksamaya yol açacak nitelikte olduğundan kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5239, K. 2010/9756, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama