KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/8251 E., 2012/392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 19/11/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava trafik kazasından kaynaklanan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu olayda; 16/12/2008 tarihinde davacıların babaları motorsiklet ile tali yoldan kavşağa kontrolsüz olarak girdiği sırada davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın carpması sonucunda ölmüştür. Ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan 11/08/2009 tarihli rapor ile davacıların desteği ...'ın tali, davalı ...' ın asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Olaydan sonra 10/04/2009 tarihinde davacılar ..., ... ve ... ile davalı ... arasında dava konusu trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin feragatname düzenlendiği, bu feragatnameyi davacılardan ...' ın ...'de bulunması sebebiyle imzalamadığı, ancak geldiğinde imzalayacağını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen feragatnameye göre davalı ... tarafından davacılara verilen 14/05/2009 vade tarihli senet tüm davacıların vekaleti ile 23/07/2009 tarihinde ... 2.İcra Müdürlüğünün 2009/7752 E. sayılı takip dosyası ile takibe konulmuş ve davalı tarafından ödenmiştir.
Dosya kapsamı, olayın gelişim biçimi ve davacılardan ...' ın da feragatname içeriğinden kaynaklanan senetten doğan alacağı takibe koymakla feragati kabul etmiş sayılacağı bu nedenle davacı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/8251, K. 2012/392, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama