İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/8910 K.2014/4960

Davacı N.. Y.. vekili Avukat İ.. T.. tarafından, davalılar R.. C.. vd aleyhine 24/11/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/09/2012 günlü…

Esas2013/8910Karar2014/4960Tarih24 Mart 2014Okuma5 dk · 957 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2013/8910 E., 2014/4960 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mart 2014
Mahkemesi
Şiran Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
26/09/2012
Numarası
2005/94-2012/113
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

957 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı N.. Y.. vekili Avukat İ.. T.. tarafından, davalılar R.. C.. vd aleyhine 24/11/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/09/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Y.. C.. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Y.. C..'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davalı Y.. C..'in diğer temyiz itirazlarına gelince;

Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Y.. C.. tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalı Y.. C..'in av tüfeğiyle ateş ederek kendisini kasten yaraladığını, diğer davalının ise faili azmettirdiğini belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalılar, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalı Y.. C.. yönünden maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, diğer davalının hukuken sorumlu tutulmasını gerektirecek bir eylemi bulunmadığından bahisle bu davalı yönünden istemin reddine karar verilmiştir.

a)Dosya incelendiğinde; davalı Y.. C..'in av tüfeğiyle ateş ederek davacıyı kasten yaraladığı, diğer davalı R.. C..'in ise ateş etme eyleminden hemen önce “ete atın” diye bağırmak suretiyle asıl failin eylemine fer'an iştirak ettiği, davalıların bu eylemlerinden dolayı ceza mahkemesinde yargılanıp cezalandırıldıkları, mahkumiyet kararlarının ise temyizen onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinde düzenlenen birden fazla şahsın müşterek kusurlarıyla bir zarara yol açmaları, diğer bir deyimle tam teselsül hali mevcut olup, davalı R.. C.. doğan zarardan asıl fail olan davalı Y.. C.. ile birlikte müteselsilen sorumludur. Müteselsilen sorumluluğun bulunduğu durumda da davacı, alacağını sorumluların tamamından isteyebileceği gibi bunlardan biri veya birkaçından da isteyebilir.

Bunlardan birisinin asıl fail olması diğerini sorumluluktan kurtarmaz. Zarar gören dilerse davasını diğer kişiye de yöneltebilir. Hal böyle olmasına rağmen, yaralama ve öldürme eylemlerine herhangi bir katkı sunmadan sadece bu neticeyle sonuçlanan kavgaya el uzatan kişiler için geçerli yargısal içtihadın eyleme katkıda bulunan davalı R.. C.. için geçerli kabul edilmesi ve anılan şahsın olaydan sorumlu tutulmaması doğru olmamıştır.

Diğer yandan, Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (mülga BK m.53) gereği; ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, Hukuk Hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşımaktadır. Şu halde, davalı R.. C..'in diğer davalıyla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle bu davalı yönünden tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı düştüğünden kararın bozulması gerekmiştir.

b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.

Dava konusu olayda; olay tarihi, dava konusu olayın meydana geliş şekli, davacının yaralanma derecesi ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı Y.. C..'in diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/03/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, davalılardan R.. C..'in azmettirmek suretiyle asli failin suçuna fer'an iştirak etmesi, diğer davalı Y.. C..'in de davacıyı av tüfeği ile kasten yaralaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı Y.. C.. tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dilekçesinde 5.000,00 TL maddi tazminat talep ederken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış olmasına karşın, yargılama sırasında aldırılan hesap raporunda, 159,00 TL geçici, 32.423,00 TL sürekli olmak üzere toplam 32,582,00 TL maddi zarar çıkması üzerine istemini ıslah ettiğini belirtmiştir.

Dairemiz çoğunluğu ile aramdaki uyuşmazlık, açılan davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması halinde, sonradan ıslah yolu ile istem miktarının artırılmasına usulen olanak bulunup bulunmadığı ve zararın hangi anda bilinebilir durumda olduğu noktalarında toplanmaktadır.

1086 Sayılı HUMK/nun 83 ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiş olan ıslah; taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesine imkân tanıyan bir yöntem olup, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının da bir istisnasıdır.

Yasal durum itibariyle, (Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki) kısmi davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olan davacının dilerse, ek dava açmak yerine, saklı tuttuğu alacak bölümü için o (kısmi) dava içerisinde ıslah yoluyla talepte bulunabilmesi mümkündür.

Öğreti ve Yargıtay uygulamacılarının çoğunluğunun kabul ettiği gibi, ister zımni feragat, isterse kesin hüküm görüşüne dayanılsın, hem kısmi dava niteliğinde olduğunun anlaşılmasına olanak bulunmayan, dolayısıyla tam dava olarak kabulü gereken bir davada alacağın kalan bölümü yönünden, alacaklının herhangi bir talepte bulunamayacağı ortaya çıkmaktadır.

O halde, davasında fazla hak bakımından ihtirazi kayıt bildirmemiş olan alacaklının. HUMK'nun 185/2. maddesi çerçevesinde davalının muvafakat etmesi durumu dışında, bu alacak bölümü yönünden ıslah ya da ek dava yoluyla talepte bulunamayacağının kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmaması nedeniyle, ıslah edilen bölümün reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığını düşündüğümüzden Dairemiz çoğunluğunun kararına bu yönüyle katılmıyoruz.24/03/2014

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/8910, K. 2014/4960, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8910
Karar No
2014/4960
Tarih
24 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/8912 K.2014/3918
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/8913 K.2014/2262
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/8913 K.2014/7131
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/8914 K.2014/3928
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/8914 K.2014/1840
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/8915 K.2014/4957

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.