İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/1851 K.2021/1397

Davacı ... ve ...vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 26/04/2013 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/06/2015 günlü…

Esas2020/1851Karar2021/1397Tarih24 Mart 2021Okuma4 dk · 795 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2020/1851 E., 2021/1397 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mart 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

795 kelime·4 dk okuma

Davacı ... ve ...vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 26/04/2013 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/06/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, müvekkillerinin yıllarca Almanya’da çalıştığını ve kazandıkları paraları ülkelerinde değerlendirmek amacıyla kardeşleri olan davalılardan ...’e gönderdiklerini, davalılardan ...’in de müvekkillerinin gönderdiği paralarla beyaz eşya bayisi açtığını ve işletmeye başladığını, bu şekilde kardeşler arasında adi ortaklık kurulduğunu, bu sayede ...’in birçok mal varlığı edindiğini, müvekkillerinin Türkiye’ye kesin dönüş yapmaları üzerine Gölbaşı(Adıyaman) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/90 esas(öncesinde Gölbaşı(Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/433 esas) sayılı dosyasında adi ortaklığın feshi davası açıldığını,

bu davanın açılmasının ardından davalılardan ...’in mal kaçırmaya başladığını ve Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi Asfalt mahallesi 197 ada 17 parsel sayılı taşınmazı bacanağı olan davalılardan ...’e sattığını, ancak bu tasarrufun adi ortaklığın feshi davasının aleyhine sonuçlanması ihtimaline binaen ve ortaklıktan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapıldığını, taraflar arasında banka veya posta yoluyla yapılmış gerçek bir para transferi olmadığını, taşınmazın değerinin devir sırasında çok düşük gösterildiğini, davalının arsayı satmasını gerektirir bir durum olmadığını,

tarafların gerçek amacının müvekkillerinden ve adi ortaklıktan mal kaçırmak olduğunu belirterek Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi Asfalt mahallesi 197 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına olan tapu kaydının iptali ile tapu kaydının eski hale getirilmesini talep etmiştir.

Davalılar davaya cevap vermemiş; davalılar vekili duruşmada alınan beyanında taraflar arasındaki satışın gerçek bir satış olduğunu, muvazaalı olmadığını, davalılardan ...’in bankalara kredi borcu olması ve aleyhine davalar ve icra takipleri başlatılması nedeniyle paraya ihtiyacı olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazı sattığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın Gölbaşı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/90 esas sayılı dosyasında ortaklık malı olduğu iddiasıyla dava konusu edildiği ve bu yargılama devam ederken de davalılardan ... tarafından bacanağı olan davalılardan ...’e satıldığı, bu nedenle davacıların bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacıların uzun yıllar Almanya’da yaşadığı ve kazandıkları paraları davalılardan ...’e gönderdikleri, davalılardan ...’in de bu paralarla beyaz eşya bayisi açıp işlettiği, buradan kazandığı parayla dava konusu taşınmazı satın aldığı,

taşınmazın adi ortaklığın feshi davasında ihtiyati tedbir kararının reddedilmesinden kısa bir süre sonra satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmazın keşifte belirlenen bedeli ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında aşırı fark olduğu, davalılardan Veysel’in maddi sıkıntı içerisinde olduğu iddiasının dosyada mevcut banka kayıtları karşısında gerçeği yansıtmadığı, aleyhine açılan davaların eldeki davadan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava TBK’nın 19. maddesine dayalı muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü, danışıklı olan bir hukuki işlem haksız eylem niteliğindedir. Muvazaalı muamele (danışıklı işlem) ile hakkın zarar gördüğünün benimsenebilmesi için danışıklı işlemde bulunandan bir alacağın olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlemin yapılması gerekir. İşlemin danışıklı olduğu kanıtlanırsa davacılar, işleme konu edilen maldan alacağını almak için yararlanabilecektir. Davacıların bu davadaki amacı, adi ortaklığın feshi davasındaki alacaklarını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olduğunu ileri sürdüğü işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır.

Öte yandan medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarın da karar verilene kadar sürmesi gerekir. TBK’nın 19. maddesine göre dava açılabilmesi için davacıların kesinleşmiş bir alacağının varlığı ön koşul değildir. Ancak davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı olması için davalıdan bir alacağının olması gereklidir.

Somut olayda; davacılar ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine Gölbaşı(Adıyaman) 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/90 esas sayılı dosyası ile adi ortaklığın feshi davası açıldığı, Uyap kayıtlarından da dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacılar alacaklarını adi ortaklığın feshi sonunda tespit edilecek alacaklarına dayandırmışlardır. Adi ortaklığın feshine ilişkin Gölbaşı(Adıyaman) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/90 esas sayılı dosyası halen derdest olup henüz sonuçlanmadığı görülmektedir. Şu halde mahkemece yapılması gereken.

Gölbaşı(Adıyaman) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/90 esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenerek, bu dava sonucunda davacıların bir alacağı olduğunun kesinleşmesi halinde TBK’nun 19. maddesi gereğince dava konusu satış işleminin iptalinin gerekip gerekmediğinin mevcut delillere göre değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesidir.

Aksi durumda yani davacıların adi ortaklığın feshi nedeniyle alacağının olmadığının saptanması halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1851, K. 2021/1397, 24 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1851
Karar No
2021/1397
Tarih
24 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/1852 K.2021/5999
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/1852 K.2021/1284
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1852 K.2021/2030
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/1852 K.2021/6107
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/1853 K.2021/1970
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/1853 K.2021/1278

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.