KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17882 E., 2023/10294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/366 Esas 2021/523 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü / Davacıların İstinaf Başvurusunun
Karar Metni
887 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Esastan Reddine, Davalının İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Davanın Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ
Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2018/245 Esas 2019/358 Karar
Taraflar arasındaki haksız eyleme dayalı manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemi ile Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandıklarını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldıklarını belirterek 28.6.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre ayrı ayrı 100.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili; hükmedilecek tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İsrail Devleti tarafından sadece insani sebeplerle hareket eden, silah bulundurmayan ve silahlı eylemde bulunmak gibi bir amaç da taşımayan kişilere yönelik, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı biçimde müdahale edildiği, bu müdahalenin haksız fiil niteliğinde olduğu, hukuka uygun ve meşru kullanılmayan egemen güce dayalı davaya konu eylemlerin manevi tazminatı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin olayda ölüm korkusu ile psikolojik olarak yıprandıklarını, eziyet gördüklerini, insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarını, arkadaşlarının öldürülmesine tanık olduklarını, yaşanan olaylar karşısında hükmedilen tazminatların yetersiz olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olay ile orantılı olmadığını, sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, eldeki davada "Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması" gereğince davalı Hazinenin yasal hasım konumunda olduğundan aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İsrail Devletinin haksız saldırısı nedeniyle Mavi Marmara gemisinde yolcu olarak bulunan davacıların manevi olarak zarara uğradığı konusunda tereddüt olmadığı ancak olay tarihi, olayın gelişim süreci ve davacıların sosyal ve ekonomik durumu değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile her bir davacı yararına ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin olayda ölüm korkusu ile psikolojik olarak yıprandıklarını, eziyet gördüklerini, insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarını, arkadaşlarının öldürülmesine tanık olduklarını, yaşanan olaylar karşısında hükmedilen tazminatların yetersiz olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, eldeki davada "Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması" gereğince davalı Hazinenin yasal hasım konumunda olduğundan aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemide yolcu olarak bulunan davacıların İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandıkları, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldıkları iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,46, 47 ve 49 uncu maddeleri, 28.6.2016 tarihli ve 6743 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun bulunmasına Dair Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 90 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacıların yaralanma derecesine göre hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17882, K. 2023/10294, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama