KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/27200 E., 2024/7695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Ek karar tarihi
- 15.11.2021
- Sayısı
- 2021/1398 E., 2021/1554 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/854 E., 2021/39 K.
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 15.11.2021 tarihli ek karar ile temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ek kararına ilişkindir.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturur. Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmaz hissesinin tasarruf tarihi itibariyle belirlenen gerçek değeri 44.892,62 TL, davacının icra takiplerine konu alacak miktarı ise toplam 19.231,24 TL olup, temyize konu edilen bu miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi yanlış ise de, sonucu itibariyle doğru olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27200, K. 2024/7695, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama