KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10659 E., 2024/13259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/319 Değişik İş 2022/242 Karar
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 02.09.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını açıklayarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 126.355,10 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunarak, usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusura yönelik tespit yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan bir ödeme var ise mahsubunun gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 126.355,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusura yönelik tespiti kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıya ZMSS Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca koruma başlığı ve koruma gözlüğü takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de motosiklettir.
Somut olayda; motosiklet sürücüsü olan davacının kaza sırasında burnunun kırıldığı, yüzünde kesiler oluştuğu 05.07.2021 tarihli maluliyet raporu ile sabittir. Her ne kadar kaza tespit tutanağında koruyucu ekipman takıp takmadığı belirsiz olarak tespit edilmiş ise de davacının yaralanması dikkate alındığında davacının kafa ve yüz bölgesini koruyucu zorunlu ekipman kullanmadığı anlaşılmakla, zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile indirim yapılmaması hatalıdır.
3.Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davanın kabulüne ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam nisbi vekalet ücretine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10659, K. 2024/13259, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama