KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10940 E., 2025/9189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2523 E- 2022/1370 K
- İlk derece mahkemesi
- Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/51 E- 2020/109 K
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı amme borçlusu ... Petrol Ür. San. Tur. İnş. Gıd. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nden alacaklı olduklarını, davalı borçlunun akaryakıt istasyonunu vergi borcunu ödememek için diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarruf işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. 2.Diğer davalılar tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesin sunulmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2020 gün, 2019/51 E- 2020/109 K sayılı ilamı ile "davacı idarenin, 20.06.2011 tasarruf tarihi itibari ile, kesinleşmiş bulunan vergi borcu aslı ve gecikme zammı alacağının bulunmadığının tespit edilmiş, dava konusu tasarrufun borcun doğumundan önce yapılmış olduğunun anlaşılmış olmasına göre davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2022 gün, 2020/2523 E- 2022/1370 K sayılı kararı ile "davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasa hükümlerine uygun olmadığını, mahkemece yapılan inceleme araştırma ve değerlendirme hüküm vermeye yeterli olmadığını, davalı şirketin vergi borcunu ödememek, vergi alacağının tahsilini imkansız bırakmak amacıyla taşınmazını sattığını, satış işleminin muvazaalı olarak yapıldığını, davalıların iyi niyetli olmadıklarını, davalı şirket ile diğer davalılar arasında bağlantı bulunduğunu, davaya konu taşınmazı satın alan ... ve diğer davalıların davalı borçlu şirketin amacını bilen kimseler olduklarını,
amme alacağının tahsilini imkansız bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak davalı şirketin faaliyet gösterdiği taşınmazı satın aldıklarının açıkça ortada olduğunu, davanın reddine dair verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu gayrımenkulün 20.06.2011 tarihli tasarruf tarihinde davalı borçlunun herhangi bir borcunun olmadığının belirlenmiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10940, K. 2025/9189, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama