KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11554 E., 2025/8586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/317 E., 2022/1648 K.
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.10.2014 tarihinde, davacı yayaya, davalı şirketin maliki olduğu ve diğer davalının sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL manevi tazminat ile 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücünün kullandığı araç ile neredeyse durma noktasındaki hızla sola dönüş yaparken davacının yol kenarında park halinde duran araçlar arasından dikkatsizce yola çıktığını, dönüşünü tamamlamak üzere olan araca sağ yanından çarparak yere düştüğünü, ceza mahkemesinde alınan tanık beyanlarında da olayın bu şekilde olduğunun belirtildiğini, söz konusu kazanın müvekkilinin değil davacının tedbirsiz ve dikkatsizliği sonucu meydana gelmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sürücünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hukuk hakiminin ceza dosyasında alınan kusur raporuyla bağlı olmamasına ve İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporuna rağmen, ceza mahkemesinin kararına dayanılarak davanın reddine karar vermiş olmasının hatalı olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün %70 oranında, davacı yayanın ise %30 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, bu raporun dava dosyasındaki bilgi ve belgelere, olayın oluş biçimine uygun düştüğünü, karara dayanak yapılabilecek bir bilirkişi raporu olduğunu, gerekirse çelişkileri giderecek ve olaya uygun düşecek yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken bu yapılmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacı yayanın yaralanması ve malul kalması sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere ve hükme esas alınan çelişki giderir kusur raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11554, K. 2025/8586, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama