KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14227 E., 2023/12613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/298 E., 2018/347 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.422 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 'ın eşi'a ait 326 adet küçük baş hayvanın kaçakçılık suçundan dolayı zaptedilerek yediemine teslim edildiğini, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine karar verilerek yediemine teslim edilen koyunların iadesine karar verildiği, ancak koyunların 'a teslim edilmediğini, bu nedenlerle 326 adet koyunun fiili el koyma tarihi olan 10.09.2000 tarihinden itibaren senelik doğurma, yün, süt, gübre gibi beklenen kar oranlarının hesaplanarak fazlaya dair hakları saklı kalarak 8.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 966.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Hazinesi temsilcisi cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu hayvanların yediemine teslim edilmiş olmasında davalı idarelerin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, yediemin teslim aldığı mallardan sorumlu olduğunu, hazineye karşı husumet yöneltemeyeceğinden dolayı davanın husumettin reddine karar verilmesi gerektiğini, BK'nın 60. maddesinde belirtilen sürelerin geçtiğini zamanaşımı definde bulunduklarını, dolayısıyla davacı tarafından davanın yediemine yöneltilmesi gerekirken davalı kurumlara yöneltilmesinin haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... temsilcisi; davalı idarenin olayda bir kusuru bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini istemişir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.05.2013 tarihli ve 2011/456 Esas, 2013/203 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 50.134,15 TL tazminatın 21.06.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairesinin 10.11.2014 tarihli ve 2013/16103 Esas, 2014/14881 Karar sayılı ilamıyla,"...
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 53. (HUMK 39) ve devamı maddelerine göre, davada taraf olmayan bir kimsenin lehine veya aleyhine hüküm kurulması mümkün olmadığından ve davalı ...'nın bu olayda taraf sıfatı bulunmadığından hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Davaya konu olayda; davacılar murisine ait 362 adet küçükbaş hayvana kaçak oldukları iddiası ile 10.09.2000 tarihinde kolluk güçlerince el konulmuş ve yediemin olarak dava dışı şahsa teslim edilmiştir.
Mahkemece el konulan hayvanların sahibine fiilen teslim edilip edilmediği, teslim konusunda davacının müracaatının bulunup bulunmadığı hususlarının 08.09.2000 tarihli keşifte yediemin un “ ben çiftçilik yapıyorum bu hayvanlara baka’e teslimine karar verilmesi karşısında, yedieminlerin de mahkemece dinlenerek, usulünce araştırılması gerekmektedir.
Söz konusu küçükbaş hayvanlar davacıya teslim edilmemiş ise, davacının ceza yargılaması sırasında “keçileri hayvan tüccarlarına satacağı, ahır ve merası olmadığından da çobanların koyunları dışarıda otlattıkları o mevkiye neden gittiklerini bilmediği” yönündeki beyanları doğrultusunda hayvanları yetiştirme için değil satım için elinde bulundurduğu gerçeği ile ceza dosyası keşif zaptı da göz önüne alınarak hayvanların el koyma tarihindeki değerleri belirlenmeli ve davacı zararı hesaplanmalıdır.
Öte yandan, davacının denetim sırasında el konulan hayvanlara ait menşe şehadetnamesini ibraz edememesi, beraat ve iade kararının 21.06.2002 tarihinde kesinleşmesine rağmen aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra 21.11.2011 tarihinde eldeki bu davayı açması gibi davacı kusurları birlikte değerlendirildiğinde zararın artmasında müterafik (bölüşük) kusuru bulunduğu açıktır. Bu durumda, hükmedilecek tazminat miktarından BK.
42, 43 ve 44 maddeleri gereğince uygun miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenlerine göre tarafların diğer itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.06.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/615 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile 7.602,00 TL tazminatın el koyma tarihi olan 10.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ile dahili davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairesinin 13.03.2017 tarihli ve 2016/16825 Esas, 2017/1615 Karar sayılı ilamıyla, davacıların tüm, davalı ve dahili davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...davalı tarafın sadece Maliye Hazinesi olduğu, ...'nın ise dahili davalı olarak yargılamaya katıldığı anlaşılmış ve Dairemiz 10.11.2014 gün ve 2013/16103-2014/14881 sayılı ilamı ile dahili davalı yönünden esastan hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek mahkeme kararı bozulmuş ve mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir.
Ancak buna rağmen bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 53, 63, 64 ve devamı maddelerine göre, davada taraf olmayan bir kimsenin lehine veya aleyhine hüküm kurulması mümkün değildir.
Dahili davalı ... hakkında usulünce açılmış bir dava bulunmadığından ve bu olayda taraf sıfatına sahip olmadığından hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. Davalı ...
Hazinesi'nin temyiz itirazlarına gelince; talebe konu küçükbaş hayvanlara el konulmasına dair 10.09.2000 tarihli zapta ve Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi 2000/220 Esas, 2001/25 Karar sayılı dosyasında yapılan keşif zaptına göre el konulan küçükbaş hayvanlar keçi cinsindendir. Yüksekova Kaymakamlığı Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü cevabi yazısında el koyma tarihi itibariyle bir adet keçinin ortalama değeri 37,00 TL olarak belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan tazminat hesabında ise keçi cinsi küçükbaş hayvan yerine bir adet koyunun ortalama değeri olan 42,00 TL esas alınmıştır. Şu halde; davalı aleyhine olacak şekilde fiili duruma da aykırı olarak, daha yüksek olan koyun bedeli üzerinden tazminat hesabı yapılması usul ve yasaya uygun olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.05.2018 tarihli ve 2017/298 Esas, 2018/347 Karar sayılı kararıyla, bozma ilamından sonra mahkemece Yüksekova Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün cevabi yazısında belirttiği bir adet keçinin ortalama bedeli olan 37,00 TL üzerinden zarar miktarının resen hesaplandığı hesaplanan ve tespit edilen tazminat miktarının 13.394,00 TL olduğu, hesaplanan bu tazminattan BK.42.,43. ve 44. maddelere göre %50 indirim yapıldığında toplam tazminatın 6.697,00 TL olduğu gerekçesiyle; davanın davalı ...
Hazinesi yönünden kısmen kabulüne, 6.697,00 TL tazminatın el koyma tarihi olan 10.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dahili davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...
Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların yediemine başvurup vurmadıkları, yediemine yönelik şikâyette bulunup bulunmadıkları araştırılmadan kusur tespitinin mümkün olmadığını, yediemine teslim tarihi, yedieminden kurumun bilgisi dışında teslim alınması ve kusurun bulunmaması durumlarının değerlendirilmediğini, davacının yedieminlere yönelik herhangi bir şikâyetleri bulunmamaktaysa bu durumun dahi kuruma açılan davanın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini,
dava konusu yapılan toplam 362 adet küçükbaş hayvanın aradan bunca yıl geçtikten sonra teslim edilmediğine ilişkin talebin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının hakkını kullanırken kötü niyetli olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait küçükbaş hayvanlara kaçak oldukları iddiasıyla el konulması ve ceza yargılaması sonucunda iade kararı verilmesine rağmen iade edilmemesi nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi atfıyla mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci maddesi, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (mülga) 20 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle ceza dosyası kapsamı, ceza dosyası ve mahkeme dosyasında dinlenen tanık ifadeleri ile kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosyanın geçirdiği safahat ile kararın bozma kapsamına uygun olmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 21.11.2011 olması gerekirken 13.09.2017 olarak yazılması ve gerekçeli karar başlığında davacı Lokman Çalışkan'ın adının yazılmaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
VI. KARAR
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14227, K. 2023/12613, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama