KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15499 E., 2024/11993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/840 Değişik İş – 2022/840 Karar
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı gideri, 50,00 TL faturalandırılamayan tedavi giderinin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 410.000,00 TL'ye, geçici bakıcı giderini talebini 8.829,00 TL'ye, tedavi gideri talebini 5.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı taleplerle açılan davanın maluliyet raporu olmadığından usulden reddine karar verildiğini, bu kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti olmadığından talebin reddi gerektiğini, alınan raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının özel gereksinimi bulunmadığının tespit edildiğini, sigorta şirketine sunulan maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından usulüne uygun başvuru yapıldığının söylenemeyeceğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını,
belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacı 18 yaşından küçük olduğundan geçici iş göremezlik tazminatından sorumlulukları bulunmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılması müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kurum temerrüde düşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, ancak yasal faiz istenebileceğini,
vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere göre ve 11.02.2021 tarihli Konya Şehir Hastanesi'nce düzenlenen Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının özel gereksinime ihtiyacı olmadığını bildirir rapor nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan ve davacıda %22 maluliyet bulunduğunu bildiren rapor karar vermeye uygun olduğundan davacının itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının kaldırılmasına,
tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.829,00 TL geçici bakıcı gideri, 5.000,00 TL tedavi giderinin 27.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kuruma eksik evrak ile başvuru yapıldığını, hakem hastaneye başvurularak rapor alınmadığını, bu nedenle başvuru şartı yerine getirilmediğinden talebin usulden reddi gerektiğini, limit dikkate alınmadan karar verildiğini, davacıda kazaya bağlı maluliyet oluşmadığını, sunulan raporda davacının özel gereksinimi olmadığının belirlendiğini, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, tek taraflı alınan rapor ile hüküm kurulamayacağını,
geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderine ilişkin hiçbir belge sunulmadığını, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, hesaplamanın %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davacının ehliyetsiz olduğunu, koruyucu ekipman kullanmadığını bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının 18 yaşından sonra gelir elde edeceği ve askerlik döneminde gelir elde etmeyeceği gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı motosiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet oranını belirleyen maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 53/1-b maddesini ihlal ettiği ve kusurlu olduğu, davacının ise kural ihlali bulunmadığı bildirilmiştir.
Tahkim yargılaması sırasında alınan kusur bilirkişi raporunda da; sigortası bulunmayan araç sürücüsünün sola dönüş manevrasını kurallara uygun yapmaması sebebiyle kusurlu bulunduğu, diğer araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu belirlenmiştir.
Ancak ceza mahkemesinde alınan kusur raporunda sigortası bulunmayan araç sürücüsünün sola dönüş manevrasını hatalı yapması sebebiyle asli kusurlu, davacı motosiklet sürücüsünün ise mahal şartlarına göre aracının hızını ayarlamadığından ve etkili fren tedbiri uygulamadığından tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Ceza Mahkemesi bu kusur raporunu esas almak suretiyle karar vermiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin aldığı kusur raporuna itibar olunarak hüküm kurulduğu, ceza kovuşturması sırasında alınan kusur raporunun ise değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Oysa yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, çelişkileri gideren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15499, K. 2024/11993, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama