KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16520 E., 2024/12479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/981 D.İş, 2022/981
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 07.02.2018 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın kusuru ile sebebiyet verdiği kazada araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını, sigorta şirketince medikal değerlendirme sonucu kısmi bir ödeme yapıldığını ancak medikal firma tarafından ne kadar maluliyet belirlendiği konusunda taraflarına bilgi verilmediğini, ancak kaza sebebiyle müvekkilinde oluşan maluliyet oranının yükseldiğini,
Eskişehir Osmangazi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 09.11.2021 tarihinde düzenlenen raporda özür oranının %24,3 olarak tespit edildiğini ve bu oranın artan maluliyet niteliğinde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran tarafından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 53.000,00 TL maddi tazminat ve 7.690,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 60.690,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, anlaşması sağlanan tutarın 01.06.2020 tarihinde ödendiğini, uzlaşma tutanağının ilam niteliğinde belge sayılacağını, poliçeden kaynaklı sorumluluğun yerine getirildiğini, Erişkinler Yönetmeliğine göre düzenlenmiş rapor sunulması gerektiğini, kusur durumunun tespit edilmesini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların daha önce .... Arabuluculuk Bürosu'nun 2020/72042 sayılı 25.05.2020 tarihli arabulucu .... tarafından tanzim edilen arabulucu anlaşma tutanağı ile sürekli iş göremezlik zararları için 53.000,00 TL ve 7.690,00 TL vekalet ücreti tutarı üzerinden anlaşmaya vardıkları ve sigorta şirketince anlaşma tutarının ödendiği anlaşıldığından başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; başvuran arabulucu huzurunda anlaştıktan sonra yeniden tıbbi müdahaleye maruz kaldığı ancak bunun dava yasağını ortadan kaldırabilmesinin arabulucu huzurundaki anlaşmadan sonra maluliyet artışı olduğunun kanıtlanması ile mümkün olduğu, bunun ise sağlık kurulunca verilecek rapor ile sağlanabileceği, tahkim yargılamasında Genel Şartlar gereği maluliyet raporunun eksikliğinin başvurunun usulden reddini gerektirdiği, bu nedenle başvurunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle başvuran vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın başvurunun usulden reddine şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru öncesinde müvekkiline bir kısım sürekli maluliyet tazminatı ödemesi yapılmış olduğunu, ancak iş bu kaza sonrasında sigorta şirketince yapılan ilk ödemeye esas alınan maluliyet oranının sonrasında yükseldiğini, sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu, taleplerinin artan maluliyete ilişkin olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun artan maluliyete ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.12.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetin zaman içinde arttığı (gelişen durum olduğu), arabuluculuk anlaşmasından sonraki artıştan kaynaklanan zarardan da davalının sorumlu olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmış; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlenmesinden sonra tıbbi müdahaleye maruz kalan davacının maluliyetinde artış olduğunun sunulan raporda açıkça tespit edilmediği ve raporun yetersiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından davacının temyiz itirazlarının reddiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının onanmasına karar verilmiştir.
Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava ya da ihtiyari arabuluculuk yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür.
Taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk yoluyla davalının tazminat ödemesi yaptığı Hakem Heyetlerinin kabulünde olup, davacı ise arabuluculuk aşamasında davalı sigortacının aldığı medikal raporda tespit olunan maluliyet oranının davacı tarafça bilinmediği ve sonradan maluliyette gelişen durum olup maluliyetin % 24,3 olduğunu iddia etmektedir.
Ayrıca davacının tahkim başvurusu sırasında sunduğu 09.11.2021 tarihli raporda, L3 ve L4 lomber vertebradaki ameliyat materyalinin dislokasyonu sebebiyle medulla spinalis basısı oluştuğu ve bu durumun davacının yeniden opere olmasına neden olacak nitelikte olduğu belirtildiğine göre, tedavi sürecinin devam etmiş olabileceği ve maluliyette artış olabileceği dikkate alınmalıdır.
Bu itibarla, arabuluculuk kapsamında yapılan ödemeye esas alınan maluliyet oranında zaman içinde gelişen durum olup olmadığının özel olarak incelenmesi ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle; taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk dosyasında ödemeye esas alınan maluliyet raporu ile arabuluculuktaki anlaşmadan sonra davacının gördüğü tedavi ile yapılan tetkiklere ilişkin tedavi belgeleri de temin edildikten sonra, eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesi,
arabuluculuk anlaşma tarihinden sonra davacının maluliyetinde artış olup olmadığı ve varsa bu artışın oranı üzerinde duran ve bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen, maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve cetvellerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınıp oluşacak sonucuna göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan,
sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16520, K. 2024/12479, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama