KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16954 E., 2024/13005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/995 E., 2022/994 K.
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.08.2020 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 410.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kuruma eksik evrak ile başvuru yapıldığından talebin reddi gerektiğini, davalı kurumun hangi hallerde sorumlu olacağının kanun ile belirlendiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını, hesaplama yapılırken TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; %20 müterafik kusur indirimi yapılması ve vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiği gerekçesiyle itirazların kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 349.285,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, yaralanmanın kask takmamasından kaynaklanmadığını, kaldı ki koruyucu ekipman takılmadığına ilişkin dosya içinde bilgi, belge bulunmadığını, avans faizi talebinin reddinin de yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından aynı konuda aynı istemlerle sigorta tahkim yargılamasına başvuru yapıldığını, bu taleplerin usulden reddine karar verildiğini, bu kararların değerlendirilmesi gerektiğini, alınan tıbbi mütala ile maluliyet raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, kaza tespit tutanağındaki değerlendirmelere katılmadığını bildiren raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, raporda hatalı değerlendirmeler bulunduğunu, çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, teknik faiz ile hesap yapılmamasının hatalı olduğunu, progresif rant yöntemi ile hesabın kabul edilemez olduğunu, SGK tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Motosiklet sürücüsü davacının yaralanma bölgelerinden birinin de çenede kesi olduğu, kask takıp takmadığının ise kaza tespit tutanağından ve dosya kapsamından anlaşılamadığı görülmektedir. Hakem Heyetince bu durum araştırılmadan ve davacının kask takmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Oysa yapılması gereken davacının bu yaralanmasının kask takmaması sebebiyle oluşup oluşmayacağının tespitinin yapılması bakımından maluliyet raporu alınmasıdır. Bu nedenle davacının yaralanmasının kask takmaması sebebiyle oluşup oluşmadığı değerlendirmesinin de maluliyet raporunda yapılması için karar bozulmuştur.
3. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25.01.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
b) Davaya konu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağında trafik sigortası bulunmayan traktör sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, davacı motosiklet sürücüsünün tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Uyuşmalık Hakem Heyeti ara kararı ile alınan kusur raporunda ise traktör sürücüsünün asli kusurlu, motosiklet sürücüsü davacıya ise kusur atfedilmediği, yapılan itiraza rağmen yeni bir rapor alınarak çelişkinin giderilmediği anlaşılmaktadır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdi ile tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16954, K. 2024/13005, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama