KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3881 E., 2024/10628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1769 E., 2021/2600 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- K-2016/710 Esas-2019/350 Karar
Karar Metni
1.075 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 10.08.2016 tarihinde davacı idaresindeki araca davalı ... şirketine ZMSS ile sigortalı olan aracın çarpması sonucunda davacının malul kalacak şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirtip, kaza nedeni ile yaralanan davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvurusu bulunmayan davacının davasının usulden reddi gerektiğini, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesi ve zararın artmasında davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın oluşuna ilişkin kusur durumu ile davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiğini ve temerrüt tarihinden faiz isteminin yasal dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacı idaresindeki motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştıkları kaza sonucunda davacının vücut genel çalışma gücünü kayıbetmediğini ancak 7 gün süre ile iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hesap edildiğini belirterek, sürekli iş göremezlik ile ilgili tazminat isteminin reddine, geçici iş göremezlik ile ilgili tazminat isteminin kısmen kabulüne, 910,69 TL iş göremezlik zararının 16.09.2016 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sürekli iş göremezlik taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de 3 haftadan fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda hükme esas alınan maluliyet raporlarında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uygulanmış ise de olay tarihi dikkate alındığında yürürlükte olan yönetmelik Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olup bu haliyle hükme esas alınan maluliyet raporları usul ve yasaya uygun değildir.
Şu halde, mahkemece Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kuruluşundan raporu hazırlayan heyette yer alan hekimlerin de görüşü alınmak ve davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, mevzuata uygun olmayan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.11.2024 tarihinde Üye ... ve ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava trafik kazasına bağlı yaralanma sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, alınan raporlara göre davacının sürekli çalışma gücü kaybı bulunmadığı, yedi gün iş ve gücünden kaldığı gerekçesi ile sürekli iş göremezlik ile ilgili tazminat talebinin reddine, geçici iş göremezlik ile ilgili tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın davacı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunlukça olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Davacının maluliyetinin belirlenmesi için yargılama sırasında iki ayrı rapor alınmıştır.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 22.06.2017 tarihli raporda davacının kazaya bağlı yaralanması sebebiyle vücut genel çalışma gücünü kaybetmediği, yedi gün iş ve gücünden kaldığı belirtilmiştir.
Davacı vekilinin bu rapora itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen 06.06.2018 tarihli raporda davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak şekilde bir araz bırakmadığı belirtilmiştir.
Her iki rapor da Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oran Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmiş, temyiz incelemesi sonunda ise olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde maluliyetin varlığının doğru bir biçimde belirlenmesi gereklidir.
Bu belirlemenin ise olay tarihinde yürürlükte olan bu konudaki yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekir.
Maluliyet oranlarının belirlenmesi ile ilgili olarak değişik tarihlerde yürürlükte kalan birden fazla yönetmelik bulunmaktadır. Ancak bu yönetmeliklerin tümünde haksız fiile bağlı olarak oluşan çalışma gücü kaybı (sürekli iş göremezlik) durumunda bunun oranının belirlenmesine ilişkin düzenlemeler mevcuttur. Dolayısıyla sürekli iş göremezlik tespit edilemeyen bir kimse açısından, değerlendirmenin dayanağı olan yönetmeliğin değişmesi sonucu değiştirmeyecektir. Maluliyet oranlarının belirlenmesi ve değişmesi var olan bir sürekli iş göremezlik durumunda söz konusu olabilecektir.
Somut olayda davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporlarda davacının trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle maluliyetinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu durumda; olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre alınacak raporun sonucu değiştirmeyeceği ve bu nedenle kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3881, K. 2024/10628, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama