İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/4778 K.2023/11675

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/4778Karar2023/11675Tarih1 Kasım 2023Okuma8 dk · 1.591 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/4778 E., 2023/11675 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/249 E., 2021/425 K.
Hüküm/karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.591 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; sürücü ...'in 28.08.2008 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu 'in hayatını kaybettiğini, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) olmadığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) hükümleri gereği davacı kurumun müteveffanın mirasçılarından 'e 20.422,00 TL,e 164,00 TL,'e 327,00 TL, e 977,00 TL ve 'e 1.298,00 TL olmak üzere toplam 23.188,00 TL tazminatın ödenmesine karar verildiğini, borçlu taraf ... ve araç sahibi ... aleyhine 23.11.2009 tarihinde Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2009/4984 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu ...

07.12.2009 tarihinde, borçlu ... ise 10.12.2009 tarihinde borca itiraz ettiğinden takibin durduğunu, davalı yanın müvekkil kurumca yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek, davalarının kabulü ile borçluların/davalıların itirazının iptaline ve takibin devamına, borçluların itirazında haksız olduğunun tespiti halinde alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ceza dosyasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, olay anında müvekkilinin direksiyon ve korna tedbirine başvurmadığının bilirkişi tarafından tespitinin imkansız olduğunu, ceza davası halen devam ederken davacı kurumun tazminat hesabı yaparak mütevaffanın mirasçılarına ödeme yapmasının kabul edilemez olduğunu, iş bu davanın açılmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığını,

henüz kusurlu olduğu ispatlanmamış davalı müvekkili aleyhine icra takibinin başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve müvekkilinin icra takibine itiraz etmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... yazılı ve sözlü beyanında; açılan davayı kabul etmediğini, yaralanan ve kaza yapan şahısları tanımadığını, kendisinin aracını Orhan’a haricen sattığını, ancak noter devrini yapmadığını, daha sonra arabasının bir süre el değiştirdiğini, kazadan sonra kazayı öğrenip arabasını aldığını ve daha sonra Yusuf Yıldız’a devrini yaptığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesince 19.04.2012 tarih, 2010/23 Esas ve 2012/222 Karar sayılı ilamı ile; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 20.422,00 TL'lik kısma yönelik davalıların itirazlarının iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.06.2013 tarih, 2012/12515 Esas ve 2013/8763 Karar sayılı ilamı ile; "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda çocukların destekten yoksun kalma zararı oluşmayacağı gerekçesiyle tazminat hesaplanmamış, mahkeme ise bu gerekçe ile çocuklar için ödenen tazminatın rücuen tahsili talebinin reddine karar vermiştir. Hak sahibi çocukların tamamı kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olup, annelerinin ölümü ile destekten yoksun kalacakları muhakkaktır. O halde mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak çocuklar için ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Davalı ...'nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Davalı aracı haricen sattığını, devrinin alınmaması üzerine aracı trafikten men ettirdiğini ve araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığından işleten sıfatının bulunmadığını bildirmiş, bu hususta delillerini içeren listeyi mahkemeye sunmuştur. Mahkemece davalının göstermiş olduğu delilleri toplanmaksızın ve davalının itirazları değerlendirilmeksizin karar verilmiştir. Mahkemece 2918 Sayılı Yasanın 20/d ve 95.maddelerine göre davalının delilleri toplanarak işleten sıfatının devam edip etmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

Kabule göre de,

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ödeme yaptığı tarihteki verilere göre değil, karar tarihine en yakın verilere göre hesap yapılmıştır. Diğer yandan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda davalının %20 kusurlu olduğu belirlenmesine rağmen raporda 6/8 kusur oranına göre indirim yapılmıştır.

Davalı gerçek zararla sorumlu olup öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi, sonrasında Adli Tıp Kurumu raporunda belirlenen oranda kusur indiriminin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir." gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemenin 26.09.2017 tarih, 2013/535 Esas ve 2017/253 Karar sayılı ilamı ile;

davalıların Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2009/4984 sayılı icra takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 20.601,69 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, şartları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 14.12.2020 tarih, 2019/1789 Esas ve 2020/8368 Karar sayılı ilamında özetle; "...... Yönetmeliği rücu edebileceği kişilerin tarifi işleten tanımı ile araç üzerindeki fiili tasarruf kriteri dahilinde, araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığını 08.08.2006 tarihli "araç satış mukavelesi" ve icra dosyasında yaptığı işlemler ile ispat eden davalı ...'nin, üzerinde fiili tasarrufu kalmayan aracın işleteni olduğu yönündeki mahkeme kabulü ve gerekçesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'nın yargılama süresince yapmış olduğu savunmalarında kazaya karışan aracı haricen sattığı, devrinin alınmaması üzerine trafikten men ettirdiği, alıcıyı devre zorlamak için başlatıldığı iddia edilen Kestel İcra Müdürlüğü'nün 2008/208 Esas sayılı dosyası incelendiğinde;davalı ...'nın borçlu olduğu kambiyo senedine dayalı icra takibinin 21.07.2008 tarihinde kazadan önce başlatıldığı, aynı gün davalı ...'nin borcu kabul ile verdiği muvafakat gereği davalı aracı üzerine haciz şerhi ile yakalanarak trafikten men edilmesine ilişkin şerhin işlendiği,

Yargıtay bozma ilamında da vurgulandığı üzere kayden yakalamalı ve hacizli olan araçla ilgili trafikten men işlemini gerçekleştirmek ilgili kamu idarelerinin görevinde olup davalı araç malikinin bu hususta yapabileceği bir şey olmadığından davalı ...'nin araç işleten sıfatının devam ettiğinden söz edilemeyeceğinden davalı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, her ne kadar davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de alacağın likit olmadığı ve alacağın tespitinin yargılamayı gerektirdiği,

dolayısıyla icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı nazara alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı ... vekili kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davanın rededilen kısmı yönünden davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından bu talebin de reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ...'in Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2009/4984 sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 20.601,69 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,

şartlar oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'nın yargılama sırasında kazaya karışan aracı haricen sattığı ve işleten sıfatının devam etmediği gerekçesi ile davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmişse de bu gerekçenin yasaya ve içtihada aykırı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d hükmü gereği, tescil edilmiş motorlu araçlar bakımından mülkiyetin devri sözleşmelerinin noterde yapılmasının zorunlu olduğunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile ...

Yönetmeliği hükümleri uyarınca hak sahiplerine yapmış olduğu tazminat ödemelerini kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilen araç sürücüsü, maliki, işleteni ve diğer sorumlulara rücu hakkı bulunan davacı kurumun işbu dosyaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilen aracın trafik tescil kayıtlarında maliki bulunan davalı ... ile sürücüsü ...'e rücu etme hakkını kanun hükümleri doğrultusunda icra takibi başlatmak ve takibe itiraz eden borçluların itirazlarının iptali istemli dava açmak suretiyle halefiyet hükümleri uyarınca doğan alacağını tahsil etme amacı ile hareket etmesinde davacı kuruma atfı

kabil kusur bulunmadığını, malikin aracı haricen satıp satmadığını bilme imkanının söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı kurum aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, r için evlenme ihtimali indirimi yapılmaksızın hesaplama yapıldığını, yine bilirkişi raporunda çocuklardan ’in erkek çocuk olduğu belirtildikten sonra 22 yaşına kadar destekten yoksun kalacağının belirtildiğini, ancak bilindiği üzere erkek çocuğu için 18 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması gerektiğini, davalının kazada herhangi bir kusuru olmamasına rağmen kusur raporları ile %20 oranında kusur izafe edilmiş olmasının hatalı olduğunu,

’ in çocuklarla beraber destek oranı %37,5 olarak belirlenmiş olup dört çocuk olduğu ve onların birçok gideri olduğu düşünüldüğünde destek oranının yüksek olarak belirlendiğini, davacının hakkından daha fazla bir bedelle müvekkil aleyhine icra takibi yapması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerekirken talebin reddinin de doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeni ile hak sahiplerine ödenen destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil sorumlularından rücuen tahsili talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, ... Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 nci maddesi.

3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ...'e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

D

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4778, K. 2023/11675, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. D
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4778
Karar No
2023/11675
Tarih
1 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4783 K.2023/9143
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4783 K.2023/6781
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/4785 K.2023/5675
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/4787 K.2023/5138
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/4791 K.2023/5733
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/4793 K.2023/5353

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.