KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6004 E., 2025/7115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3230 E., 2021/1884 K.
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2013 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce müvekkili tarafından davacıya tazminat ödendiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, aksi kanaatte olunması halinde kusur bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davalının sorumluluğunun yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava açılmadan önce davalı ... tarafından davacıya tazminat ödendiği, dosya kapsamında alınan 30.04.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davalının kısmi ödemesi ile kısmi ödeme tarihindeki verilere göre yeniden hesaplanan tazminat miktarı arasında 929,30 TL kadar fark bulunduğunun tespit edildiği, 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen koşulların gerçekleşmediği, arada fahiş bir fark bulunmadığı gibi ödeme tutarı güncellendiğinde geriye bir alacak miktarının çıkmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davanın 2918 sayılı KTK'nin 111 inci maddesinde öngörülen iki yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmakla birlikte davalı ... şirketinin ödediği tazminat miktarı ile aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı arasında "fahiş fark" bulunmadığı,
2918 sayılı KTK'nin 111 inci maddesinin 2 inci fıkrasında öngörülen koşulların oluşmadığının anlaşılması karşısında, davanın reddine ve davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aktüer bilirkişi raporunda tespit edilen 929,30 TL tutarındaki farkın mahkemece fahiş fark olarak sayılmamasının hatalı olduğunu, ibranamenin ödenen meblağ için makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek davacının hak kazandığı tazminat miktarının hesaplanması gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ise 979,30 TL’nin faiziyle birlikte taraflarına verilmesini talep ettiklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6004, K. 2025/7115, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama