KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6624 E., 2025/8870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/119 Esas - 2022/605 Karar
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın 15.09.2015 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili beel arttırım dilekçesi ile dava değerini 66.654,99 TL'ye yükseltmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın 15.09.2015 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/2186 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatının 8.533,00 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek 8.533,00 TL'nin asıl dava tarihi olan 28.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranlarıyla sınırlı olduğunu, davacının maluliyeti olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile 66.654,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 28.01.2015 ten itibaren davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 8.533,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 17.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile 66.654,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 28.01.2015' ten itibaren davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, birleşen davanın kabulü ile 8.533,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 17.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı gereğince TRH 2010 Yaşam Tablosunun, progresif rant yönteminin ve 03.08.2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin esas alınması gerektiğini, Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatına da asıl dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre birleşen davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 8.533,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan nedenle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiş olmasına, Bölge Adliye Mahkemesince davacının talebi ile bağlı kalınarak alınan ek rapor uyarınca davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesinde isabetsizlik olmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6624, K. 2025/8870, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama