KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7429 E., 2024/1288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/369 E. 2022/254 K.
- Davalılar
- 1.... vekili Avukat ...
Karar Metni
1.532 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
2.... İHBAR OLUNAN: : ...
DAVA TARİHİ : 10.10.2012
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ...’in sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını, trafik kaza tespit tutanağına göre karşı araç sürücüsünün asli kusurlu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucu yaralanan müvekkilinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %20 olduğunu, davalı sigorta şirketinin hasar dosyasında yapılan müracaat üzerine müvekkiline 16.279,00 TL ödeme yaptığını ve müvekkilinin ibraname imzaladığını,
eksik olarak hesaplanan ve müvekkiline yapılan ödeme düşüldükten sonra fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile bakiye kalan 8.000,00 TL maluliyet tazminatının davalı şirketin kısmi ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmesini talep etmiş; taleplerini 11.06.2015 tarihli dilekçesi ile 17.038,96 TL'ye 14.03.2022 tarihli dilekçesi ile 144.475,31 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti olduğunu ve poliçe limiti dahilinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu, davacıya yapılan hesaplamalar neticesinde 16.279,00 TL ödeme yapıldığını ve ibraname alındığını, 2/8 oranında kusur indirimi yapıldığını müterafik kusurun incelenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.06.2016 tarihli ve 2012/379 Esas 2016/240 Karar sayılı kararıyla; meydana gelen kaza sonucu davanın yaralanarak malul kaldığı, davacının davasını ispat ettiği, davalı sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, 9.038,96 TL maddi tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2017/256 Esas, 2019/8940 Karar sayılı ilamıyla; davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Somut olay nedeniyle davalı ... tarafından davacıya davadan önce 16.05.2012 tarihinde ödeme yapılmış, taraflar arasında ibraname imzalanmıştır.
Eldeki davanın 23.10.2012 tarihinde açılmış olmasına göre, KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmediği görülmektedir. Bu sürede yetersiz görülen ödemeler varsa dava açılabilir. Bu durumda maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemenin hükme esas aldığı 02.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda, anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapılmamış; sadece, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı ... ödemesinin güncellenmiş değerlerinin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden eksik olmuştur.
Açıklanan nedenlerle mahkemece; davalı ... tarafından 16.05.2012 tarihinde davacıya yapılan 16.279,00 TL ödemeyle davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının madde hükmüne göre fark var ise tespiti için ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapılması;
ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelin davacının zararını karşılamadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi karar verilmesi anlaşmanın yetersiz ve fahiş olmadığı anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekeceğinden, raporu düzenleyen bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının meydana gelen kaza nedeni ile yaralandığı, davalının işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulü ile 144.475,31 TL tazminatın davalı şirketin kısmi ödeme yaptığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine oluşan usulü kazanılmış haklarına riayet edilmediğini, bozmanın gereklerinin yerine getirilmediğini, güncel verilere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kask takmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının gelirinin hatalı belirlendiğini savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik sigortası bulunmayan ve davalı Alparslan'ın sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessese 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir.
Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.”
Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk derece mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir.
İlk derece mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur.
Mahkeme tarafından, Dairemizin bozma ilamından önce yürütülen yargılamada mahkemece hükme esas kabul edilen 02.06.2015 tarihli aktüer raporunda, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınmak suretiyle davacı için 17.038,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış; davacı taraf rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece ıslah doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalının kararı temyizi üzerine, Dairemizin ilgili ilamıyla davalının temyiz itirazlarının kabulü ile diğer hususlar reddedilerek yapılan ödemenin yeterli olup olmadığını araştırılması yönünde karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yürütülen yargılamada; maddi tazminat hesabı için yeniden alınan 02.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise 2022 yılı verileri esas alınmak suretiyle TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmış, ancak bozma ilamında belirtildiği şekilde ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılıp ödenmesi gereken miktar ile ödenen miktar arasında fahiş bir fark olup olmadığı da değerlendirilmeden, davalının kazanılmış haklarını ihlal edilmiş ve bozmanın gereği de yerine getirilmemiştir.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; mahkemenin ilk hükmünü sadece davalı ... Hesabının temyiz ettiği ve hükmün anılan davalı lehine bozulduğu, davacı tarafın ilk hükme esas alınan hesap raporuna itirazının bulunmadığı ve kararı temyiz etmediği gözetilerek, bozma ilamının kapsamında belirtilen dışında mahkemece bozma öncesi hükme esas alınan 02.06.2015 tarihli rapordaki hesap yöntemi ve belirlenen tazminat miktarı için davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır.
O halde mahkemece; öncelikle bozma ilamında belirtildiği şekilde ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılıp, ödenmesi gereken miktar ile ödenen miktar arasında fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilerek, 02.06.2015 rapor tarihindeki verilere göre ancak kararı davalının temyiz etmiş olduğu gözetilerek usuli kazanılmış haklar ihlal edilmemek suretiyle hesap yapılması için ek rapor alınıp karar verilmesi gerekirken, bozmanın gereği yerine getirilmeden ve davalı yararına oluşan kazanılmış hakları ihlal edecek şekilde karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Hesabına iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7429, K. 2024/1288, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama