KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10355 E., 2025/4946 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/368 D.İş, 2023/368 K.
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik sigorta poliçesiz araç ile davacı idaresindeki aracın 01.08.2021 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 06.02.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 315.039,37 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, maluliyet raporunun uygun olmadığını, kusur ve aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 315.039,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, iyileşme süresinin beklenmediğini, kusuru kabul etmediklerini, rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı emniyet kmeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, faize ancak dava tarihinden hükmedilebileceğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih olan 01.08.2021 tarihi itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu Yönetmeliğin omurga yaralanmalarına ilişkin “1-1.1 Yaralanma modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme” başlıklı bölümünde “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir.
Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3).
Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ....Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 17.05.2022 tarihli tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %17 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki torokal bölgede spinöz process fraktürü nedeniyle oluşan omurga hasarı için yönetmelikteki 12 aylık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; davaya konu kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde hem davacı sürücüye hem de trafik sigortasız dava dışı araç sürücüsüne kusur verildiği; davaya konu kaza nedeniyle açılan Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/352 E. sayılı ceza yargılaması dosyasında trafik sigortasız araç sürücüsünün üzerine atılı bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olmakla üzerine atılı müsnet suçtan cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarında trafik sigortasız araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu,
davacı sürücünün tali kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı, İtiraz Hakem Heyetince de kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ceza dosyasındaki kusur dağılımı benimsenmek suretiyle trafik sigortasız araç sürücüsünün %75 kusuruna göre hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davalı tarafın kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımını kabul etmediği, kaza tarih ve saati gözetildiğinde olayın hava kararmadan meydana geldiği, ceza dosyasında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verildiği hususları gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/352 Esas sayılı ceza yargılaması dosyası da dosya arasına alınarak ceza yargılamasında alınan tüm bilirkişi raporları da irdelenmek ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel
Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10355, K. 2025/4946, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama