KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10809 E., 2025/5837 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/443 D.İş, 2023/440 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-32143
- Sayısı
- K-2023/110510
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ZMSS poliçesi bulunmayan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 01.10.2021 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacının aynı kaza nedeniyle aynı konuya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022.E.323728 sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine dava açıldığını ve iş bu davaların birleştirilmesi gerektiğini, kazaya karışan tarafların uzlaşmış olmaları nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve ZMSS poliçesi bulunmayan aracın sürücüsünün kusuru oranında olduğunu,
kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 408.937,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 60.251,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.840,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının kaza tarihindeki ZMSS poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olması nedeniyle davacının itirazının reddine, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, kusur takdirinin kazanın oluş şekline uygun olmasına,
temerrüt tarihinin başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan tarih itibariyle temerrüte düşmüş olması nedeniyle davalının bunlara yönelik itirazının reddine ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendindeki 60.251,22 TL vekalet ücreti ibaresinin kaldırılarak 12.050,24 TL ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talepleri ile sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin farklı teminatlar altında güvence altına alındığını, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin tedavi gideri teminatı limitinden olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan tarafların uzlaşmış olmaları nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ZMSS poliçesi bulunmayan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; kazaya karışan aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığından, davalı ..., kazanın gerçekleştiği tarihteki ZMSS poliçe hükümlerine göre bedensel zararlardan kişi başına 430.000,00 TL, yine tedavi giderlerinden de kişi başına 430.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde Güvence Hesabının kanun gereği ZMMS poliçe hükümlerinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir.
Davalı ... Hesabının sorumluluğu; sürekli iş göremezlik zararı yönünden sakatlık teminatı dahilinde, geçici iş göremezlik zararı yönünden tedavi gideri teminatı dahilinde kazanın gerçekleştiği tarihteki ZMSS poliçe limiti ile sınırlı olmakla birlikte sorumludur.
İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2022.E.323728, 10.02.2023 tarihli ve K-2023/32245 sayılı dosya ile davacı lehine 21.062,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.577,50 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 24.640,23 TL tazminata karar, verildiği dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminat miktarı olan 21.062,73 TL'nin davalının bedensel zararlardan kişi başına sorumlu olduğu 430.000,00 TL poliçe limitinden mahsubu suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmayıp; belirlenen gerçek zarardan, sigorta şirketinin sorumluluğu belirlenirken sürekli iş göremezlik zararı yönünden sakatlık limiti, geçici iş göremezlik zararı yönünden tedavi gideri limiti değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, ceza dosyasındaki uzlaşma gereği davacıya yapılan ödemenin manevi tazminat ve tedavi giderleri için yapılmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, ZMMS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün sola dönüş yaptığı esnada, davacının sevk ve idaresindeki motosikletin ön kısımlarına, aracının sağ yan kısımları ile çarpması suretiyle meydana gelen kazada, davalı ZMSS poliçesi bulunmayan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüş kuralına riayet etmemek kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK 266. ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın ZMSS poliçesi bulunmayan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple eksik incelenme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için alanında uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
4- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan ve davacı tarafça sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 24.05.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin yüzde tamir edilen yara dokusu, frontal kemikte kırıklar, omuz yaralanması, dirsek yaralanması, edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği, hasta sıvı, yarı katı, yumuşak diyetleri sınırlı alabiliyor, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan epilepsi ve sağ göz görme alanı skoru arazlarına
bağlı olarak toplamda %26 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde nöroloji uzmanının, plastik ve estetik cerrahisi uzmanının ve göz hastalıkları uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde nöroloji uzmanının, plastik ve estetik cerrahisi uzmanının ve göz hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak,
davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10809, K. 2025/5837, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama