İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2705 K.2024/2912

Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ...

Esas2023/2705Karar2024/2912Tarih19 Mart 2024Okuma10 dk · 2.079 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/2705 E., 2024/2912 K.·Asıl Davada

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2020/661 E., 2022/937 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.079 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ...

BİRLEŞEN DAVADA

Avukat ...

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVALILAR

1. Tat Metal Çelik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ... 2. ... 3. ... 4. ... 5. ...

DAVA TARİHİ : 04.01.2008

HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte asıl ve birleşen davada davacılar vekili Av. ...ile daval...Metal Tic. A.Ş. Vekili Av. ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.03.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı borçlu ...’dan İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2414 Esas sayılı ve 2007/2780 Esas sayılı dosyasından alacaklı olduğunu, borçlunun dava konusu taşınmazlarını muvazaalı bir şekilde üçüncü kişilere sattığını, taşınmazları devir alan diğer davalıların hepsinin borçlunun borcunu ödeyemez durumda olduğunu ve acz içinde bulunduğunu bildiğini belirterek dava konusu taşınmazlarla ilgili tasarrufların iptali ile davacı şirketin alacaklı bulunduğu İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2414 sayılı ve 2007/2780 sayılı dosyalarından kaynaklanan alacaklardan dolayı gayrimenkulun cebri icra yoluyla satılması için İİK'nun 283 üncü maddesi gereğince yetki verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin borçlu ...’ndan İstanbul 8.İcra Müdürlüğü'nün 2007/2416 Esas sayılı ve 2007/2781 Esas sayılı dosyasından alacaklı olduğunu, borçlu ...’nın davacıya vermiş olduğu çeklerin vadesi gelmeden yanında çalışan veya iş yaptığı kimselere adına kayıtlı taşınmazlarını alacaklılarından mal kaçırmak kastı ile devrettiğini, gayrimenkulleri satın alan diğer davalıların hepsinin borçlunun borcunu ödeyemez durumda olduğunu ve acz içinde bulunduğunu bildiğini belirterek dava konusu taşınmazlarla ilgili tasarrufların iptaline,

davacı şirketin alacaklı bulunduğu İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2416 ve 2007/2781 Esas sayılı dosyalarından kaynaklanan alacaklardan dolayı gayrimenkullerin cebri icra yoluyla satılması için İİK’nun 283.maddesi gereğince yetki verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada daval...Metal Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının muvazaaa iddialarının gerçek dışı olduğunu, tasarrufların iptali davasının kötü niyet sahibi üçüncü kişiler aleyhine açılabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 07.07.2015 tarihli ve 2008/8 Esas, 2015/555 Karar sayılı kararı ile; tasarruf işlemlerinin borçlu yönünden iyi niyetli olmadığı açık olmakla birlikte, işlemin tarafı olan 3. şahıslar yönünden yapılan değerlendirmede ipotekli taşınmazların bu kadar hızlı bir şekilde el değiştirmesi ve ödeme şekilleri yönünden hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaldı ki İİK'nın 280 inci maddesi açısından yeniden değerlendirildiğinde davalılardan Akın Boru Profil - ... işletmesi ile yine diğer davalı Tat Metal Boru Profil ve Tekstil San. ve Tic.

Ltd.

Şti. arasında metal alışverişinden dolayı ticari ilişkinin mevcut olduğu buna göre davalıların aciz durumunun böyle bir ticari ilişki içerisinde üstelik de küçük yerleşim yerlerinde bilindiği ve ödemeden aciz olunduğunun bilindiğinin açık olduğu gerekçesiyle davacının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2414 sayılı dosyasındaki 322.000,00 TL, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2780 sayılı dosyasında 58.000,00 TL olmak üzere 380.000,00 TL alacak ile sınırlı olmak üzere talebinin kabulü ile davalıların elden çıkarttıkları taşınmazlar bedeli olan 380.000,00 TL bedeli olarak icra takip dosyalarındaki 380.000,00 TL'nin davalılar ...

(Tat Metal Boru Profil Teks. San. Tic. Ltd. Şti, ..., ... için bunun sadece 160.000,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere) bu davalılardan nakden tazmin edilerek davacıya ödenmesine, davacının, daval...Metal Boru Profil ve Teks. San. Tic. Ltd.

Şti bakımından geriye kalan 220.000,00 TL'lik her iki icra takibi olan İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2414 sayılı dosyası ve İstanbul 8.İcra Müdürlüğü'nün 2007/2780 sayılı dosyasına yönelik alacağının tahsilini teminen davaya konu Zonguldak İli Ereğli İlçesi Bölücek Mahallesi, Aşağıbölücek Altı Mevkii 102 Ada, 226 Parsele ilişkin bu parselin önce davalılardan İbrahim Katı tarafından ...'a, ... tarafından ...'e, ... tarafından Tat Metal Boru Profil ve Teks. San. Tic. Ltd.

Şti'ne satışına ilişkin tasarruf işlemlerinin iptaline, davacıya 220.000,00 TL'lik alacak için İstanbul 8.İcra Müdürlüğü'nün 2007/2414 sayılı dosyası ve İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2780 sayılı dosyasına yönelik cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde daval...Metal Boru Profil ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.12.2018 tarihli ve 2015/15797 Esas, 2018/11927 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda, dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2414 ve 2007/2780 sayılı takip dosyaları ile çek alacağına dayalı olup, borç ise 27/01/2006-07/11/2006 tarihleri arasındaki faturalardan kaynaklanmaktadır. Takip kesinleşmiştir. Tasarruflar ise 30/01/2007 tarihinde borcun doğumundan sonra gerçekleşmiştir. Borçlu hakkında dosyaya aciz belgesi sunulmuştur. Davanın İİK'nın 284. maddesinde öngörülen 5 yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Borçlu davalı ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazların bir kısmını 30/01/2007 tarihinde davalı ...’a, ... ...’e ve Muzaffer de daval...Metal Boru Profil ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti.’ne devretmiştir. Yine dava konusu edilen bir kısım taşınmazlarını da diğer davalı ...’na devretmiş, ... da bu taşınmazları dava dışı 4.kişilere devretmiştir.

Mahkemece her ne kadar işlemin tarafı olan 3. Şahıslar yönünden yapılan değerlendirmede ipotekli taşınmazların bu kadar hızlı bir şekilde el değiştirmesi ve ödeme şekilleri yönünden hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; taşınmazların ipoteklerle yüklü olarak kısa aralıklarla devri tasarrufun iptali için gerekçe olamaz.

Ayrıca; mahkemece tüm davalılar yönünden ayrı ayrı yukarıda açıklanan İİK 277 vd. Maddelerine göre iptal şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

2-Kabule göre de; Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir.

Somut olayda, dava konusu taşınmazlar davalı üçüncü kişiler tarafından elden çıkarıldığından, bu taşınmazların (ayrı ayrı değerlendirilerek) elden çıkarıldığı tarihlerdeki gerçek değerinin belirlenerek bu miktarın alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde davalı 3.kişilerden tahsiline karar verilmesi gerekirken infaz kabiliyeti olmayacak şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu davalı ... adına kayıtlı dava konusu Zonguldak İli, Ereğli İlçesi, Bağlık Mahallesindeki taşınmazın ve aynı ilçe Bölücek Köyündeki taşınmazın 30.01.2007 tarihinde davalı ...’a, ...'un ...’e ve ...'in de daval...Metal Çelik San. ve Tic.

A.Ş.’ne devrettiği, davalı şirket tarafından satın alınan işbu taşınmazlar üzerindeki ipotek bedellerinin dava dışı bankaya ödendiği, bakiye bedelin ise satıcıya ödendiği, taşınmazların gerçek değerleri üzerinden satışının gerçekleştiği; bozma ilamında da vurgulandığı üzere, taşınmazların ipotek yükleriyle birlikte kısa aralıklarla devrinin, tasarrufların iptali bakımından tek başına gerekçe oluşturmayacağı, muvazaa ve iptal sebeplerinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmasının gerektiği; mevcut delillere göre bu davalının, alacaklıyı zarara uğratmak için hareket ettiğinin kanıtlanamadığı;

başka bir anlatımla asıl ve birleşen davacı tarafça, bu davalıya yapılan satış işlemlerinden dolayı ileri sürülen muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle bu davalıya yönelik açılan asıl ve birleşen davanın reddine, davalı gerçek kişiler yönünden gerek mahkemece bozma ilamı öncesi verilen kararda, gerekse birleşen İstanbul 8 ATM'nin dosyasında verilen kararda tartışılıp değerlendirildiği üzere; adı geçenler arasında gerçekleşen tasarruf işlemlerine konu taşınmaz devirlerinin, üzerlerindeki ipotek yükleri de dikkate alındığında temlik tarihlerindeki rayiç değerlerinden düşük bedelde oldukları;

işlemlerin taraflarının aynı yerlerde bulunmaları ve borçlu ile olan münasebetleri göz önüne alındığında borçlu ile birlikte hareket ederek, takipleri semeresiz bırakmak ve alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettikleri; bu durumda İİK'nın 277.vd.maddelerinde öngörülen tasarrufun iptali koşullarının bu davalılar yönünden gerçekleştiği kanaatine varıldığından bu davalılara yönelik açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalılardan Tat Metal Sac Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalılardan borçlu...

Katı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davalılardan ...'nın 2006 yılında borçlarını ödemede zor duruma düştüğünü, bu durumdan ilk haberdar olan aynı ilçede ve aynı sektörde yıllardan beri faaliyet gösteren, aynı zamanda ...'nın alacaklısı olan daval...Metal A.Ş. olduğunu, Tat Metal'in sadece kendi alacağını temin için alacaklılarından mal kaçırma kastıyla hareket eden borçlu ile işbirliği yaptığını, borçlu mameleğinden maddi değeri en yüksek olan fabrika binası ve yine en değerli taşınmazlardan dubleks daireyi kendi alacaklarına karşılık satış gibi göstererek uhdesine geçirdiğini,

satış tarihinde bu iki taşınmaz üzerinde Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’ye ait (Borçlunun tüm malvarlığında Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'nin kredi alacağı için ipotek görünmektedir) 300.000,00 TL ipotek göründüğünü, ancak satışların yapıldığı tarihte bankanın, borçlu ...'dan herhangi bir ipotek alacağı bulunmadığını, borçlu davalı ... ile diğer daval...Metal Profil ve Tekstil San. ve Tic.

Ltd.Şti'nin aynı iş kolunda ve Karadeniz Ereğli gibi küçük bir ilçede faaliyet gösterdiklerini, borçlu davalı ...'nın daval...Metal Profil ve Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin müşterisi olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 166.maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir.

Dosyaların birleşmesi halinde, ilk dosya Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosyanın bu dosya ile birleşmesi halinde, birleşen dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.

Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ve 454 üncü maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.

Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunludur.

Eldeki asıl davada daha önce verilen karar tarihinin 20 Temmuz 2016 tarihinden önce olup, bu dosyada verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu ve Yargıtay denetiminden geçerek kararın bozulduğu, birleştirilen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/6 Esas, 2017/212 Karar sayılı dava dosyanın karar tarihinin ise 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu, üstelik daha önce istinaf incelemesinden de geçtiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, anılan davaların birleştirilmeleriyle bağımsız dava olma özelliklerini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan, birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/199 Esas sayılı dava dosyasının işbu davadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesi ve yapılacak yargılama sonucunda da istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerekirken, kanun yolları farklı olan davaların birleştirilerek görülmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan mahkeme kararının res'en BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

17.100,00 TL vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davacılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davada davacılara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2705, K. 2024/2912, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Birleşen Davada
  4. Asıl Ve Birleşen Davada
  5. Davalılar
  6. Dava Tarihi : 04.01.2008
  7. I. Dava
  8. II. Cevap
  9. III. Mahkeme Kararı
  10. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2705
Karar No
2024/2912
Tarih
19 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2707 K.2024/1744
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2707 K.2024/3063
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2708 K.2024/2852
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2709 K.2024/1092
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2713 K.2024/1906
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2714 K.2024/4697

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.