KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2937 E., 2025/14455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/24 66... /2286 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/ 89... /92 Karar
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
28.06.2016 tarihinde müvekkili sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi ile sigorta ettiği aracın, davalılardan ...' in işleteni, davalı ...' in sevk ve idaresindeki araç ile karıştığı trafik kazasında hasarlandığını, yapılan incelemeye ve ekspertiz raporlarına göre hasara uğrayan sigortalı araç için pert total işlemi uygulandığını, sigortalı aracın hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa rayiç değerinin 260.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu miktarın sigortalıya ödendiğini, aracın sovtaj bedeli olarak 134.400,00 TL alındığını,
kaza tarihinde tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında ve sonrasında yapılan incelemelerde kazanın oluşumunda davalı sürücünün ilk incelemelerine göre şimdilik %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini,
sigortalılarına yapılan ödemeden alınan sovtaj bedeli ve sigortalının şimdilik %50 kusuru düşüldükten sonra rücu talebine konu 62.800,00 TL alacakları bulunduğunu ileri sürerek kusur durumu ve tazminat miktarı açısında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 62.800,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 20.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, talebini 125.600,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın davasını, müvekkilinin geri manevra yapmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği iddiasına dayandırdığını ve kusurlu olduğunu iddia ederek aracın maddi değerini maddi tazminat adı altında müvekkilinden talep ettiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkilinin geri gittiği hususundan bahsedilmiş ve müvekkili ...'in samimi ikrarının olduğu tutanağa geçirilmiş ise de böyle bir durum olmadığını, müvekkilinin ne böyle bir ikrarı ne de beyanı bulunduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, irsaliyede belirtilen teslimat adresine yük boşaltmak için gidildiğini,
geri manevra yapılmasını gerektirecek bir durum olmadığını, kaza esnasında kazaya karışan diğer aracın ... isimli sigorta şirketi aracılığı ile sigortalandığını, davaya konu edilen zararın sigorta şirketinin teminatı kapsamında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 125.600,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 20.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; tanıkların ve davalıların kaza sonrası beyanları incelendiğinde geri manevra yapıldığına dair dosyada kanıt bulunmadığını, mal götürülen adrese göre sapağın kaçırılmasının söz konusu olmadığını, geri manevra yapılmasının gerekli olmadığını, dinlenen tutanak mümzilerinin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kasko sigortacısının ödediği trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasar bedelini karşı araca rücu istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece alınan kusur raporunun ceza mahkemesinde belirlenen oluşa uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2937, K. 2025/14455, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama