KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3123 E., 2025/603 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/18 D.İş -2023/17 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK-65614
- Sayısı
- K-2022/291379
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın 03.04.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.10.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 134.621,56 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürücünün alkollü ve ehliyetsiz olduğunu bilerek araca bindiği gerekçesiyle tazminat miktarından müterafık kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile 107.697,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazların vekalet ücretine ilişkin kısmının kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini ve tazminattan davacının emniyet kemeri takmadığı için müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu konumunda olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, tazminat hesaplamasının Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetlenebilir olmasına, davalının bakıcı giderinden sorumlu bulunmasına, birden çok müterafik kusur nedeni bulunsa dahi tazminattan tek indirim yapılabilmesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 11.03.2020 tarihli sağlık kurulu raporunun engelli sağlık kurulu raporu olarak düzenlendiği, davacının trafik kazası sonrası iş göremezlik oranının %5 olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. 03.04.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlüktedir.
Maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği gibi davacının maluliyetine neden olan skarların hangi bölgede bulunduğu da anlaşılamamaktadır.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde plastik cerrahi uzmanınında bulunduğu heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği ceza dosyasında mevcut bilirkişi raporuna göre ise; sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumuna etken herhangi kusurlu bir davranış veya kural ihlalinin olmadığının belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davacının tazminat talebinin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Olayın meydana geliş şekli, kazanın meydana geldiği yolun durumu, araçların niteliği, kusur raporu ile kaza tespit tutanağında farklı tespitlerin olması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3123, K. 2025/603, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama