KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3412 E., 2025/1252 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/40 D.İş, 2023/49 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-779
- Sayısı
- K-2022/241378
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Karayolları ... Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan araç sürücüsünün kusurlu davranışları sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 250.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, kusur ve müterafik kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının kazadan dolayı herhangi bir kurumdan tazminat alıp almadığının araştırılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 250.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı gereği reddi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenmediğini raporda illiyet hususunun da tereddütlü olup raporda verilen maluliyet oranının fahiş ve hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada bir kusuru bulunmadığını, Karayolları Genel Müdürlüğünün kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, müterafik kusur durumunun tespiti gerekmekte olup varlığı halinde müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini,
kaza tarihi itibariyle geçerli olan yaşam tablosunun PMF-1931 olduğunu, bilirkişi raporundan TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınmasının hatalı bulunduğunu, tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, meydana gelen kazanın iş kazası olduğunu bu nedenle SGK'dan peşin sermaye değeri ödemesi yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları ... Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 17.09.2013 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109. maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 17.09.2013 tarihinde meydana geldiği, COVİD 19 pandemisi nedeniyle uzayan süreler de dahil edilerek hesaplansa dahi davacı tarafından zararın öğrenilmesinden sonraki iki yıl ve olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçtikten sonra 25.05.2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu, davalı tarafın davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda davacı tarafından zararın öğrenilmesinden sonraki iki yıl ve kaza tarihinden itibaren sekiz yıl içinde davanın açılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3412, K. 2025/1252, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama