KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3502 E., 2025/5981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/187 E., 2022/240 K.
Karar Metni
1.663 kelime·8 dk okuma·17 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... İnşaat Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... ve ...'in oğlu, davacı ...'in kardeşi olan müteveffa sürücü ... ve davacı ... ve ...'un oğlu, davacı ...'un kardeşi olan müteveffa sürücü ...'un 03.12.2001 tarihinde, davalı ... tarafından davalı ...şirketine ıslah çalışması için verilen iş nedeni ile açılan çukura araçları ile düşmeleri nedeni ile vefat ettiklerini, olay yerinde gerekli güvenlik önlemlerinin davalı şirket,
Belediye ve trafik görevlileri tarafından alınmaması nedeni ile davalıların sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile destek ...'in anne ve babası olan ... ve ... için ayrı ayrı 500,00 TL maddi tazminat ile ayrı ayrı 250,00'şer TL destek tazminatı, yine davacılar ..., ... ve .... lehine ayrı ayrı 11.000,00 TL manevi tazminat, destek ...'un anne ve babası için ayrı ayrı 500,00 TL maddi tazminat, yine ayrı ayrı 250,00 TL destek tazminatı ile davacılar ..., ... ... lehine ayrı ayrı 11.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş,
22.07.2011 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde belirtilen 2.000,00 TL maddi tazminatın ... adına 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL maddi tazminat olarak ıslahına, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ise davacı ... ...için 2.552,43 TL, davacı ... için 10.889,83 TL, davacı ... için 25.210,10 TL, davacı ... için 16.276,63 TL olmak üzere toplam 74.938,99 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, görev itirazında ve husumet itirazında bulunduklarını, zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, belediyenin istihdam eden konumunda olmadığını, müteahhit firmanın gerekli tedbirleri alma konusunda uyarıldığını, olay tutanağından anlaşılacağı üzere tüm tedbirlerin de alındığını bu nedenle ihmalden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayda Bakanlığın kusuru olmadığını bu nedenle husumete itiraz ettiklerini, yolun trafiğe kapalı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat San ve Tic AŞ vekili cevap dilekçesinde; kazanın trafige kapalı alanda meydana geldiğini, trafik ışıklarının mevcut olduğunun ancak müteveffaların yarış halinde olmaları nedeni ile hızlı olduklarını bu durumun gazete haberleri ile teyit edildiğini, davalının gerekli tüm tedbirleri aldığı buna rağmen ölenlerin hızlı olmaları nedeni ile 100 metre ilerledikleri ve işaretleri çiğneyerek geçtikleri ve hala kapalı yolda olduklarını anlamayarak fren yapmadıklarını, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunun dahi olaydan 28 gün sonra alındığını ve kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.12.2011 tarihli ve 2002/51 Esas, 2011/741 Karar sayılı kararıyla.
Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/459 Esas sayılı dosyası üzerinden olay nedeni ile şirket elemanlarının yargılandığı ve olayda yarı oranında kusurlu bulunduğu, dosyaya alınan 29.11.2010 tarihli kusur raporunda her bir olaya göre davalı şirketin 4/8 oranında kusuru olduğu, davalı şirketin alt işveren, davalı Belediyenin ise üst işveren olarak sorumluluğu bulunduğu, davalı ...
Bakanlığının olayda kusuru bulunmadığı, dosyaya hesap raporu alındığı, davacıların taleplerini ıslah ettiği, davacıların vefat edenlerin birinci dereceden yakınları olduğu, yaşadıkları acı ve ızdırap nedeni ile manevi tazminat taleplerinin de kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine, anne ve baba olan davacılar için ayrı ayrı 7.500,00'er TL, kardeş olan davacılar için 5.000,00'er TL'den toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...
Büyükşehir Belediyesi ve ... İnş. ve San. Tic. A.Ş.'den olay tarihi 03.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 22.552,43 TL, davacı ... için 10.899,83 TL, davacı ... için 25.210,10 TL ve davacı ... için 16.276,63 TL olmak üzere toplam 74.938,99 TL'nin davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ve ... İnş. ve San. Tic.
A.Ş.'den olay tarihi 03.15.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 19/04/2012 tarihli ve 2012/4440 Esas, 2012/6920 Karar sayılı ilamıyla; yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2013 tarih ve 2012/701 Esas, 2013/226 Karar sayılı kararı ile; işin istisna sözleşmesi ile özel hukuk kişisine yaptırıldığı, adli yargının görevli olduğu ayrıca olay tarihinden itibaren 10 yıldan fazla süre geçtiği, davacılardan davanın idari yargıda açılmasını istemenin adil olmadığı, davaların makul süre içinde bitirilmesi ilkesine de aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararında direnilmesine,
... yönünden verilen kararın kesinleşmesi ile tekrar karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile anne ve baba olan davacılar için ayrı ayrı 7.500,00'er TL, kardeş olan davacılar için 5.000,00'er TL'den toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ve ... İnş. ve San. Tic.
A.Ş.'den olay tarihi 03.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, maddi tazminat davasının kabulü ile; davacı ... için 22.552,43 TL, davacı ... için 10.899,83 TL, davacı ... için 25.210,10 TL ve davacı ... için 16.276,63 TL olmak üzere toplam 74.938,99 TL'nin davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ve ... İnş. ve San. Tic.
A.Ş.'den olay tarihi 03.15.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizili ile müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... İnşaat San ve Tic AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2018 tarihli ve 2017/4-1382 Esas, 2018/1252 Karar sayılı ilamıyla; "I- Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; hukuki yararın dava şartı olduğu kadar temyiz istemi için de aranan bir şart olduğu, davalı şirketin mahkemenin ilk hükmünü temyiz etmediği ve bozma kararının yalnızca davalı ... Başkanlığına yönelik verildiği, davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. yönünden karar kesinleşmiş olmakla, artık bu tarafın direnme kararını temyizde de hukuki yararı bulunmadığından, davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin direnme hükmüne yönelik temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir.
II- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
Somut olayda; davalı ... Başkanlığının yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu proje çerçevesinde yol çalışması yaptığından ve yol çalışması sırasında yeterli önlemlerin alınmadığı gibi uyarı işaret ve levhalarının eksik konulmasından zararın doğduğu ileri sürüldüğünden, dava, hizmet kusuruna dayanmakta olup, tam yargı davası niteliğindedir. Böyle bir uyuşmazlığın ise idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Yukarıda belirtilen maddî ve yasal olgular dikkate alındığında; mahkemece Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru değildir." denilerek direnme kararı bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2019 tarih ve 2019/266 Esas, 2019/302 Karar sayılı kararı ile; Hukuk Genel Kurulu kararı ile davalı Belediyenin yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin uygulamaya koyduğu proje çerçevesinde yol çalışması yaptığı ve yol çalışması sırasında yeterli önlemleri almadığı gibi uyarı işaret ve levhalarının eksik konulmasından zararın doğduğunun ileri sürüldüğü, davanın hizmet kusuruna dayadığı ve davanın görünüm yerinin idari yargı olduğundan bahisle bozma kararı verildiği gerekçesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamı doğrultusunda davaya bakma görevinin idari yargıda olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
E. Onama Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 25.06.2020 tarihli ve 2020/1924 Esas, 2020/2313 Karar sayılı ilamıyla karar onanmıştır.
F. Bozma Kararı
Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.05.2021 tarih, 2021/187 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesi dikkate alındığında, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının adli yargıda çözümlenmesi gerektiği, ... İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile ... Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.2019 tarihli ve 2019/266 E., 2019/302 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.
G. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan kusur raporları gereği kazada davalıların 4/8 oranında kusurları olduğunun belirlendiği, davalı ... yönünden kararın kesinleştiği gerekçesi ile davanın davalı ... yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile anne ve baba olan davacılar için ayrı ayrı 7.500,00'er TL, kardeş olan davacılar için 5.000,00'er TL toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 03.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...
İnşaat'dan müteselsilen alınmasına, maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 22.552,43 TL, davacı ... için 10.899,83 TL, davacı ... için 25.210,10 TL ve davacı ... için 16.276,63 TL olmak üzere toplam 74.938,99 TL'nin olay tarihi 03.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... İnş. ve San. Tic.A.Ş.'den müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... İnşaat şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazadan dolayı sorumlulukları olmadığı, münhasıran müteahhidin sorumlu olduğu, iş sahibi olarak denetim yetkilerinin sadece ihale edilen işten elde edilecek sonuçla ilgili olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... İnşaat ve Sanayi Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmedikleri, tüm tedbirleri aldıkları gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yol yapım işi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması nedeni ile 03.12.2001 tarihli kazada meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...
İnşaat şirketi vekilinin 06.12.2011 tarihli mahkeme kararını temyiz etmemiş olmasına, alınan kusur raporları uyarınca davalıların kazada 4/8 oranında kusuru bulunduğunun anlaşılmasına, dosya içinde bulunan sözleşme ve şartnameler uyarınca, iş sahasında denetim ve gözetim yetkisi bulunan davalı ... Başkanlığının üst işveren olarak tazminat miktarlarından sorumlu olmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davalı ...
İnşaat şirketi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3502, K. 2025/5981, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama