KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3736 E., 2025/2109 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1145 D.İş - 2022/1150 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-63448
- Sayısı
- K-2022/242873
Karar Metni
1.713 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete 07.06.2018 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru üzerine davalı tarafça 07.06.2019 tarihinde 28.538,00 TL ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 331.462,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya 28.538,00 TL ödeme yapıldığını ve ödeme ile birlikte davalının sorumluluğunun son bulduğunu, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini,
davaya konu kaza nedeniyle davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilerek ödeme yapılmış olması halinde yapılan ödeminin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle bakıcı giderinden ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan davacının ehliyetsiz motosiklet kullanıyor olması ve kask ve koruyucu tertibat takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 331.462,00 TL tazminatın 28.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 49.404,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın süre verilmesine rağmen ibranameyi sunmamış olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, davacının kaza nedeniyle başkaca gelir elde ettiğinin davalı tarafça ispatlanmamış olmasına,
müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir olgunun bulunmamasına göre davalının bunlara yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinin davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.880,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili tarafından davalıya 28.538,00 TL ödeme yapıldığını ve ödeme ile birlikte davalının sorumluluğunun son bulduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi gereği davacının tazminat talep edemeyeceğini, davanın ödeme tarihinden sonraki iki yıl içinde açılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını,
davacıdaki skarın Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeki değerlendirmeye göre maluliyete neden olmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilerek ödeme yapılmış olması halinde yapılan ödeminin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle bakıcı giderinden ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını,
hesaplanan tazminattan davacının ehliyetsiz motosiklet kullanıyor olması ve kask ve koruyucu tertibat takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 04.11.2021 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin toplam %22 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Hükme esas alınan mezkur rapor içeriğinde yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 11.03.2019 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin toplam %10 oranında olduğu kabul edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve yine Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 11.03.2019 tarihli rapor ve ekleri de getirtilip davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak,
davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/2 maddesinde düzenlenen sağa ve sola dönüş yaparken kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara bisiklet yolundaki bisikletlere ilk geçiş hakkı vermek kuralına uymamak kuralını ihlal ettiğinin, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c maddesinde düzenlenen trafik işaret levhaları ile belirtilen hususlara uymamak kuralını ihlal ettiğinin tespiti yapılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/2 maddesinde düzenlenen sağa ve sola dönüş yaparken kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara bisiklet yolundaki bisikletlere ilk geçiş hakkı vermek kuralına uymamak kuralını ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c maddesinde düzenlenen trafik işaret levhaları ile belirtilen hususlara uymamak kuralını ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu ifade ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üniversite öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
4-TBK’nın 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı KTK'nın 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Somut olayda davacının maluliyetine neden olan arazlardan birinin davacının kaza sonucunda yüzünde oluşan sabit iz vasfında skar dokusuna bağlı hipertrofik skar ve keloid olduğu tespit edilmiştir. Kaza tespit tutanağına göre davacının kask kullanıp kullanmadığı hususu belirsizdir. Ancak yaralanmanın meydana geldiği yer kafa bölgesi olduğundan davacının kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre tazminata karar verilirken 2918 sayılı KTK'nın 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca ve aracın özelliğine göre davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğu, buna göre Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nın 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3736, K. 2025/2109, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama