KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4275 E., 2024/8027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1717 E., 2022/2350 K.
- Dava tarihi
- 05.11.2015
- Hüküm/karar
- Davacıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/746 Esas, 2020/283 Karar
Karar Metni
1.476 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 27.11.2012 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olduğu aracın davacı idaresinde bulunan araca çarpması sonucu araçta yolcu olarak bulunan ...’ın vefat ettiğini, davacının yaralandığını, göğüs bölgesine aldığı darbe sonucu 08.08.2014 tarihinde felç geçirdiğini, 1.800,00 TL bakıcı tutulduğunu, huzurevine yatmak zorunda kaldığını, huzurevine 2.200,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, 2015 yılında huzurevini değiştirdiğini ve 1.750,00 TL ödediğini,
eşinin ölümü ile desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacının eşinin ölümü nedeniyle 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile kendisinin yaralanması nedeni ile 500,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında davacının vefat etmesi üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına bağlı olarak poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kendilerinden manevi tazminat talep edilemeyeceğini, davacıya eşinin ölümü nedeniyle 14.636,63 TL ödeme yapıldığını, sorumluluklarının sona erdiğini, çalışma gücü kayıp oranı ve iyileşme süresi ile kusur dağılımına ilişkin raporun Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) tazminat hesabına ilişkin raporun ise aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden alınması gerektiğini, bakıcı ihtiyacı oluştuğunun kanıtlanması gerektiği gibi bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazanın dava dilekçesinde anlatılan şekilde meydana gelmediğini, asıl kusurun davacıya ait olduğunu, davacının felç geçirmesi nedeniyle bakıcı tutması, huzurevinde kalmasının kazaya bağlı olmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, bakıcı ihtiyacı oluştuğunun kanıtlanması gerektiğini belirtip, davanın reddini istemiştir.
Davalı Basel Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, Çanakkale Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının araç kiralama işi yaptığını, kazaya karışan aracın kaza tarihini de kapsar şekilde uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı Destaş A.Ş.'ye kiraladıkları için işleten ve davalı sıfatlarının bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ATK Ankara Grup Başkanlığı'nın Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda davacının sola dönüş için yolun soluna yaklaşıp karşıdan gelen araç olup olmadığını kontrol ettikten sonra yol uygun ise sola dönmesi gerekirken bu kurala aykırı davrandığı için % 75 oranında, sigortalı araç sürücüsünün ise kavşaklarda hızını azaltması gerektiğine ilişkin kurala aykırı davrandığından % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
sigortalı aracın kayıt maliki olması nedeni ile Basel Şirketi davalı olarak gösterilmiş ise de trafik kazasının 27.11.2012 tarihinde meydana geldiği, dosyaya sunulan kiralama sözleşmesinin ise kaza tarihinden önce 31.03.2012 tarihinde düzenlendiği, kiralama sözleşmesi süresinin 36 ay olarak belirlendiği, kazaya neden olan sigortalı araç için kiracı şirket tarafından yapılan ödemeler nedeni ile Basel şirketi tarafından düzenlenen faturalarda araç plakası da belirtilerek kira geliri olarak bağlı olunan Vergi Dairesine beyan edildiği,
kira sözleşmesinin yasanın aradığı anlamda kayıt maliki olan davalı Basel şirketinin işleten sıfatını ortadan kaldırdığı, davalı Basel Şirketinin davalı sıfatının bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde talebinin 20.05.2016 tarihli dilekçe ile açıklandığı, davacının kendi yaralanması nedeni ile yaptığı bakıcı ve bakım giderleri ve eşinin ölümünden kaynaklanan destekten yoksun kalma zararı ile kendisinin yaralanıp eşinin ölümü nedeniyle manevi tazminat talep edildiğinin belirtildiği,
davacının yargılama aşamasında vefatı nedeniyle temin edilen tüm tedavi evrakı ile Adli Tıp Kurumu, 2.İhtisas Kurulundan alınan raporda davacının kaza sonucu yaralanmasının bakıcı ihtiyacı doğuracak nitelikte olmadığı, bakıcı ve bakım ihtiyacının yaralanması ile ilgili olmayıp yaşlanması ile bağlantılı olduğunun belirtildiği, davacı ...’ın kaza sırasında eşinin ölümü nedeniyle dava açılmadan önce davalı ... tarafından davacıya 12.09.2013 tarihinde 14.636,63 TL ödeme yapıldığı,
ibraname sunulmadığı için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi uyarınca ödemenin yetersizliği nedeni ile tazminat talep edilmesinin mümkün olduğu, 14.03.2019 tarihli raporda, ödemenin yapıldığı tarihteki veriler dikkate alındığında talep edilebilir destekten yoksun kalma zararının 8.625,52 TL olduğu, davalı ... şirketinin bu zararı aşar biçimde 14.636,63 TL ödeme yaptığı, destekten yoksun kalma zararının tahsili için açılan davanın da reddi gerektiği gerekçesi ile;
davalı Basel Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1(d) ve 115/2 maddeleri uyarınca davalı sıfatına ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, manevi tazminat istemi poliçe kapsamında olmadığı için davalı ...Ş. hakkındaki manevi tazminat talebinin davalı sıfatına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, bakım-bakıcı gideri ile eşin ölümünden kaynaklanan destekten yoksun kalma zararına ilişkin taleplerin davalılar ... ve Axa Sigorta Şirketi yönünden reddine,
manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın 27.11.2012 kaza tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mirasçıların müteveffa anne ve babasının yaşadığı trafik kazasında anneleri Zeliha'nın vefatı ve babaları İsmail'in kaza sonucunda gün geçtikçe sağlık problemlerinin artmasının yeterince irdelenmediğini, maddi tazminat olarak tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıp ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların kesin ve net olarak ortaya çıkarılamadığını, hesaplanan maddi tazminatın eksik ve hatalı olduğunu, müteveffa davacının,
eşi ...'ın ölümü ve kendisinin yaralanması karşılığında 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmişken ortaya geçerli ve gerekçeli bir kriter konulmaksızın 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, ölümlü veya yaralamalı trafik kazaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatı belirlerken tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın meydan geliş şekli, tarafların kusur durumu, davacı müteveffa ...'ın kazada yaralandığı ve belli bir süre çalışma gücü kaybı yaşadığı eşi ...'ın kazada vefat ettiği dikkate alınmadan belirlenen manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...Davacının talebinin davacının yaralanması nedeniyle bakıcı gideri ve huzurevinde kaldığı süre için yapılan ödemelere ilişkin olduğunun belirlenmesinden sonra mahkemece yargılama aşamasında davacının vefat etmesi üzerine dosyaya getirilen tedavi evrakları gönderilerek Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor alınmış, raporda davacının kaza sonrası sternumda lineer nondeplase fraktür hattı, sağ 3. ve 4. arka kotta fraktür görüldüğü, aynı tarihli kranial BT de travmatik patoloji görülmediğinin belirtildiği,
kazadan yaklaşık 1.5 yıl kadar sonra geçirdiği sol hemipareziye neden olan hastalığının, 22.11.2012 tarihli kaza ile illiyetinin bulunmadığı 22.11.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin 15. maddesi çerçevesinde geçici veya sürekli olarak başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiş olması nedeniyle mahkemece davacı tarafından talep edilen bakıcı gideri ve huzurevi ödemelerinden davalıların sorumlu olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen maddi tazminata ilişkin raporda davacının eşinin ölümü nedeniyle dava açılmadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile destekten yoksun kalma zararının karşılandığının anlaşılmasına, ayrıca manevi tazminatın takdirinde davacının eşinin ölümü, yaralanmasının şekli ve niteliği, tedavi süresi, maluliyetinin bulunmaması,
kazanın meydana gelmesinde davalıların %25 oranında kusurlu olması, olay tarihi ve olay tarihindeki paranın satın alma gücü değerlendirilerek TBK.nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53, 54 ile 56 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4275, K. 2024/8027, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama