KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4616 E., 2024/6553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/176 D. İş., 2023/179 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-10713
- Hüküm/karar
- Davanın Usulden Reddi/İtirazın Kısmen Kabulü
- Sayısı
- K-2022/197818
Karar Metni
1.557 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat alınan araç ile dava dışı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu bulunduğunu, davalı ... şirketine başvurulduğunu ancak uzlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL maluliyet tazminatı, 10,00 TL bakıcı gideri, 10,00 TL hastane ulaşım bedeli ve maluliyet rapor ücretinin yarısı 630,00 TL olmak üzere toplam 660,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağını içermediğini bu nedenle hükme esas alınamayacağını, usule uygun bir başvuru yapılmaması nedeniyle davalı açısından temerrüt söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada bulunan maluliyet raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından rapor temini için davacıya verilen kesin süreye rağmen ilgili raporun sunulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen %13.1 maluliyet oranı tespit eden rapora davalı ... tarafından itiraz edilmediğini, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin adli tıp raporunun geçerliliğini sorgulamasının doğru olmadığını, müvekkilinin yerleşim yerinin Kırıkkale olup sevkedilecekse Kırıkkale'de bir hastaneye sevkedilmesi gerektiğini, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 25.07.2022 tarihine randevu alınabildiğini, ancak müvekkilinin bu tarihte şehir dışında olması nedeniyle randevuya gidemediğini,
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen raporun usul, yasa ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, dosyanın tazminat hesabı için aktüer bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerekirken fahiş ve hatalı belirlendiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 06.01.2023 tarihli raporun 03.02.2020 tarihli raporun aynısı olduğu, aynı tarihli muayeneye dayandığı, yeni yapılmış bir muayenenin söz konusu olmadığı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından aldırılan bilirkişi heyet raporu ile örtüştüğü, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun usul, yasa ve Yargıtay içtihatlarına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu,
bu itibarla hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ancak karara itiraz eden davacı aleyhine hüküm kurma yasağı gereğinden usulden red kararı korunmak suretiyle davacının bu yöndeki itirazlarının reddine,
davacının vekalet ücretine ilişkin olmak üzere itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin 3 üncü bendinin ''Sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT tarifesi 17/2 ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesi gereğince hesap edilen takdiren 132,00 TL vekalet ücretinin başvuru sahibinden alınarak sigorta şirketine verilmesine,” şeklinde düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde.
İtiraz Hakem Heyetince verilen karar doğru olsa dahi hükme esas alınan rapora göre 2 aylık geçici iş göremezlik, adli tıp ücretleri ve tedavi giderleri ücretilerinin hesaplanıp buna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan adli tıp raporunda, ortopedi uzmanının araştırma görevlisi olup raporun da üç kişilik heyetten alındığını bu nedenle raporun usulüne uygun olmayıp bağlayıcılığının bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilemediğini,iki rapor arasında bu kadar fark olmaması gerektiğini,
müvekkilinin kazaya karışan karşı aracın sigortacısına karşı da dava açtığını ve o davada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen raporun usulüne uygun olduğu kanaatine varılarak aktüerya hesabına gidildiğini ve buna göre de 236.261,82 TL tazminat hesaplandığını, aynı kazaya ilişkin iki dosya varken birinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından hazırlanan %13,1 maluliyet oranı bulunduğunu bildiren rapora göre hesaplama yapılıp diğerinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından hazırlanan rapora göre hesaplama yapılmasının adil yargılanma hakkının ihlalini oluşturduğunu,
müvekkilinin tüm hastane evrakları dosya kapsamına alınarak yeni bir bilirkişi heyetiyle inceleme yapılması gerektiğini, sadece sol dizdeki menisküs durumunun bile kaza ile illiyetli olduğunu, bilirkişi heyetinin kaza ile ilişkilendiremediği müvekkilinin diz şikayetleri, bel fıtığı, panik atak ve epilepsi tanılarının kazadan sonra oluştuğunu, tüm hastane kayıtları ve yeni bilirkişi raporu ile müvekkilinin kaza ile engelliliği arasındaki illiyetin varlığının ortaya çıkacağını, bilirkişi heyetinin her ihtimale karşı tüm hesapları yapması gerekirken hiçbir hesaplama yapmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
%13,1 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik tazminatı, en azından geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat ve adli tıp rapor ücretlerinin hesaplanması gerektiğini, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden temin edilen adli tıp raporuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, raporda hiçbir eksiklik bulunmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 21.03.2013 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun maluliyet tazminatı, bakıcı gideri ve rapor ücreti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2022/116 Esas sayılı dosyasında dava konusu kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile belgelenemeyen tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebine yönelik söz konusu kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı Türkiye Sigorta A.Ş. aleyhine dava açıldığı, mahkemece 03.05.2023 tarihli 2023/202 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/116 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacının davaya konu trafik kazasındaki yaralanması nedeniyle iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi yol gideri talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın usulden reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınan rapor gereği davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığının tespit edildiği ve davanın esastan reddinin gerektiği, ancak davanın usulden reddinin davacı lehine olduğu ve itiraz edenin davacı olduğu gerekçesiyle davacının itirazının sadece vekalet ücreti yönünden kabulü ile kararın düzeltilmesine, diğer itirazlarının reddine karar verildiği,
sayın çoğunluk tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesi gereği uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal ettiği ve bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulduğu görülmektedir.
Davacı, davaya konu kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı daha önce Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/116 Esas sayılı dosyasında talepte bulunmuş, bu davanın kabulüne (% 50 kusur oranı üzerinden) karar verilmiştir. Eldeki dava ise, davacının yolcu olduğu aracın zorunlu trafik sigortacısına ve bakiye % 50 kusur oranı üzerinden hesap edilecek tazminat için açılmıştır. Dolayısıyla, mahkemeye intikal eden davadaki davalı taraf ile eldeki davada davalı taraf farklıdır. Bu nedenle, tarafları- konusu- dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar bulunmadığı açıktır. Eldeki davanın tarafları arasında ve eldeki davaya konu edilen alacak kalemleri bakımından kesin hüküm bulunmadığı gibi mahkemede derdest bir dava da bulunmamaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4616, K. 2024/6553, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama