KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8674 E., 2025/4042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/351 Değişik İş, 2023/362 Karar
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 19.08.2021 tarihinde yaralamalı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 270,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 40.270,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 296.095,18 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesinde; dava öncesinde davacı tarafça müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini,
faize karar verilmesi halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın davacı tarafça sunulan maluliyet raporu ile davalı tarafça sunulan uzman mütalaası arasında çelişki bulunması nedeniyle yeni bir maluliyet raporu alınmasına karar verilmiş ise de davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davacı tarafça davalı tarafa dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığından usulden reddine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.288,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça sunulanan maluliyet raporunun usulüne uygun olması nedeniyle itirazın kabulüne ve davanın kabulü ile 295.825,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilince alınan uzman mütalaasına göre kaza nedeniyle davacının maluliyetinin oluşmadığını, çelişinin giderilmesi ve maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacının 01.01.2025 tarihinde askere gideceği ve 6 ay askerlik yapacağının kabulü ile hesaplama yapılması gerektiğini, davacının bakiye ömrünün kaza tarihi itibariyle belirlenmesi gerekirken rapor tarihine göre belirlendiğini ve bu nedenle 0,06 yıl fazladan hesaplama yapıldığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu olduğu motosikletin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Davacının, davaya konu kaza nedeniyle ilk tedavi gördüğü Alaşehir İlçe Devlet Hastanesine ait 19.08.2021 tarihli epikriz raporunda davacının sol omzunda ağrı, hareket kısıtlılığı olduğu, röntgende patoloji saptanmadığı ifade edilmiştir.
Somut olayda; İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.04.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin omuz yaralanması-klavikula (köprücük kemiği) kırılması bağlı olarak %9 oranında olduğu kabul edilmiş ise de davacının davaya konu kaza sonrası ilk tedavi gördüğü hastanece düzenlenen tedavi evrakında davacı da omuz yaralanması-klavikula (köprücük kemiği) kırılması açık bir şekilde ifade edilmediği görülmüş olup maluliyet raporu bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine en yakın ve hükme esas alınan maluliyet raporunu tanzim eden dışındaki Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten davacının davaya konu kaza sonucunda oluşan arazlarının da değerlendirilerek ve önceki raporlar da irdelenerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak,
davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
3. İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan hesap raporunda muhtemel bakiye ömür süresinin rapor tarihine göre belirlendiği anlaşılmakla; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve olay tarihine göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmek üzere yeniden bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, 19.08.2021 tarihli kaza nedeniyle 18.04.2022 tarihinde düzenlenen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı, omuz ve köprücük kemiği kırığı nedeniyle maluliyeti olduğu tespit edilen davacının bizzat muayene edildiği, 3 adli tıp uzmanı ve 1 ortopedi uzmanı ile 1 romatoloji uzmanının bulunduğu heyetten alınan raporun mevzuata ve usule uygun olduğu, yeniden maluliyet raporu alınmasına gerek bulunmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8674, K. 2025/4042, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama