KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9648 E., 2025/4702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/422 Değişik İş, 2023/420 Karar
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacı idaresindeki aracın 19.08.2021 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun uygun olmadığını, kusur ve maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, dava tarihinden işletilebilecek faizin yasal olabileceğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haksız fiil için tazminat hakkının doğabilmesi için zarar bulunmasının şart olduğu, meydana gelen kazada davacıda kalıcı bir maluliyet oluşturacak şekilde araz bulunmadığı bu nedenle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sunulu maluliyet raporunun uygun olmadığı, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddedilmesinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle bu yönden kararın düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağı kurularak, müvekkilinin bizzat fiziki muayenesi yapılarak ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Dosya incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından ibraz edilen Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik atfı ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.06.2022 tarihli raporda, davacının sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu, 3 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğunun belirtildiği.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli tıp uzmanı doktor bilirkişiden alınan 22.03.2023 tarihli raporda ise davacının trafik kazasına bağlı yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybına neden olmadığı kanaatine varıldığı.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince de alınan bu rapor doğrultusunda davanın esastan reddine karar verildiği; davacı itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafından sunulu raporun uygun olmadığı, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddedilmesinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle bu yönden kararın düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki davacı tarafından sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli tıp uzmanı doktor bilirkişiden alınan rapor ile de çelişen sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değil ise de; İtiraz Hakem Heyetince, çelişkileri gideren, usulüne uygun yeni bir rapor alınması için davacı tarafa süre verilmeden davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek, oluşan çelişki giderilmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9648, K. 2025/4702, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama