KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9653 E., 2025/4220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/509-2023/493
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet (ZMMS) Sigorta Poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin 22.06.2016 tarihinde karıştığı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 310.000,00 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulüne, 301.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, itiraz konu kararda geçen “45.140,00 TL” ibaresinin “9.200,00 TL” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; temyize konu İtiraz Hakem Heyeti kararı ile itirazlarının kısmen kabul edilerek dava vekalet ücretinin 9.200,00 TL olarak düzeltildiğini ancak lehlerine yargılama giderine hükmedilmediğini, davacı tarafın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebinde bulunduğu 2022.E.378065 sayılı dosyada sulh olunduğunu ve 9.000,00 TL geçici iş göremezlik, 2.000,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 11.000,00 TL ana alacağın davacıya ödendiğini, dolayısıyla bakiye teminat limitinin 299.000,00 TL olduğunu, limit aşılarak karar verildiğini,
hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra ödemenin tenzil edilmesi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerin yeni Genel Şart hükümlerine tabi olduğunu, maluliyet tespitine yönelik itirazları sonucu maluliyet raporu alındığını ve %11 maluliyet oranı tespit edildiğini, ancak belirlenen oranın olması gerekenin üzerinde olduğunu, usuli kazanılmış hak ve başvuru sahibi tarafından başvuruya dayanak ilk raporda %10 maluliyet oranı tespit edildiğinden kabul anlamına gelmemek kaydı ile taleple bağlılık ilkesi gereği %10 maluliyet oranının esas alınması gerektiğini,
dosyada mevcut maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusur raporunun olayın oluş şekline uygun olmadığını belirtmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 22.06.2016 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 22.06.2016 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerekir.
Davacı vekili tarafından tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde sunulan 28.09.2022 tarihli Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Başkanlığı tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunun “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik " hükümlerine göre 3 adli tıp uzmanı tarafından düzenlendiği,
başvuranın yaralanması ve maluliyetinin meydana geldiği iddia edilen sol dirsek yaralanmasına bağlı sağ uyluk ve sağ kol bölgesinde kalıcı nitelik kazanmış skar dokuları nedeni ile %5, kafatası kırığı nedeni ile epilepsi geçirme riskinden dolayı %5, toplam %10 maluliyet oranı belirlendiği, ancak yara izi konusunda uzman hekimin kurulda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin itirazı üzerine alınan 07.03.2023 tarihli Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp raporunda "“Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik " hükümlerine göre davacının maluliyet oranı sağ omuz eklem hareket kısıtlılığı nedeni ile %4, nöbet geçirme riski nedeni ile %5, sağ kolda 2,5x1 cm, 1x1 cm, 1x1 cm, 3,5x2 cm skar, sağ uyluk ön yüzde 18x3 cm skardan dolayı %2, toplam %11 olarak belirlendiği, önceki rapor incelenmeden adli tıp, beyin ve sinir cerrahisi ve fiziksel tıp uzmanları tarafından raporun düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bu haliyle raporlar arasında çelişki meydana gelmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının vücudunun farklı yerlerinde meydana gelen yara izinin niteliği ve kapladığı alan itibariyle meslekte kazanma gücü kaybına etken olup olmadığı ve oranının tespiti yönünden içerisinde cildiye uzmanı veya plastik cerrahi uzmanı bulunan heyetçe tüm tedavi belgeleri ve başvuranın yapılacak muayenesi ile tespit olunan arazların kazayla illiyet bağı olup olmadığı irdelenerek mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.
Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, davacıya ait önceki maluliyet raporları da irdelenmek suretiyle, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya içerisine eklenerek, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlarca muayenesi sağlanarak,
kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik " hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi/cildiye, ortopedi ve beyin sinir cerrahisi/nöroloji uzmanının da bulunduğu, davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Kabule göre de; dosya kapsamından davacı tarafından başvuru sırasında sunulan 28.09.2022 tarihli Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %10 olarak belirlendiği, davalı tarafın itirazı neticesinde alınan 07.03.2023 tarihli Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp raporunda davacının maluliyet oranının %11 olarak belirlendiği ve bu oranın tazminat hesabında esas alındığı anlaşılmıştır.
İkinci raporda davacı vekilince başvuru sırasında sunulan ilk raporda belirlenen maluliyet oranından daha yüksek maluliyet oranı belirlenmesi ve bu oranın hükme esas alınması davalı tarafın usuli kazanılmış hakkını ihlal ettiğinden 07.03.2023 tarihli raporda belirlenen maluliyet oranının kabulü de doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9653, K. 2025/4220, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama